Amerikada araba almak isterseniz bir de bu deneyimi gözden geçirin.

americancar

Ekşiye bakmadan geçmeyelim değil mi ! 5 sayfa olmuş 🙂

Tampa’ya geldikten 2 gün sonra ev arama sürecimiz başladı ve anladık ki burada toplu taşıma neredeyse yok. Otobüs var sadece metro tramvay vb. seçenekler maalesef yok. Mesafeler uzun olunca otobüsü kullanmak daha da zorlu bir hal alıyor. Diğer bir yandan da zaten iyi çalışan bir sistem değil. Sefer sıklıkları olsun, geçtiği noktalar olsun seyahat sürenizi uzatıyor. Sanırım mecbur kalmadıkça kullanılmayan bir seçenek. Anladığım kadarıyla New York gibi kalabalık şehirler dışında durum böyle.

Eğer orta sınıfın üstüne tekabül eden bir ekonomik sınıftan gelmiyorsanız, Türkiye’de araba sahibi olmak için kazancınızın önemli bir kısmını arabaya ve masraflarına ayırmanız lazım. Neden? Bir sürü nedeni var aslında ama başlıca nedeni vergiler. Burada ise durum tam tersi. Amerikada araba sahibi olmak  Türkiye’de ortalama fiyatlara sahip bir bir “scooter” tipi motorsiklet almaya denk geliyor. Net bir örnekle açıklamak gerekirse;

2010 model toyota corolla aracın 100.000 km’ ye kadar olan satılık ilanlarına o meşhur web sitesinden baktığımızda  55.000-60.000 TL civarı fiyatlara satıldığını görüyoruz.

Amerika’da iyi durumda olan benzer bir aracın 100.000 mil yapmış hali ise ortalama 7000$.

Normalde karşılaştırma yaparken para birimi değiştirilmez ve dolar-tl tl-dolar arası değişiklik yapılmaz ama yapılsa bile arada en az 30.000 TL lik bir fark olduğunu görebiliyorsunuz.

Eğer amacınız sadece A noktasından B noktasına problem yaşamadan gidebilmek ise 1000-2000 $ aralığında bir ödeme ile araba sahibi olabiliyorsunuz.

Araba almak için bazı nedenleri sıralamak gerekirse;

Şehrin büyük kısmında yürüme mesafesinde gidebileceğiniz bir market yok. Büyük marketler var ve insanlar arabalarının bagajlarını doldurup evlerine gidiyorlar. Market alışverişi daha detaylı başka bir yazıda gelecek.

Gezmeyi seviyoruz ve hazır Amerika’da bu kadar süre geçirebilecek fırsatımız varken neden gezmeyelim diye düşündük.

Yukarıdaki nedenler bir araya gelince araba almaktan başka şansımız kalmadı:)

ABD’de 6 ay veya daha az kalacaksanız Türkiyede kullandığınız ehliyetinizi burada kullanabiliyorsunuz ve araç sahibi olabiliyorsunuz. Araba almak için değerlendirebileceğiniz genel olarak  2 ihtimaliniz var;

1- Craigslist

Buraların sahibinden.com’u olan craigslist websitesinde  yüzlerce araba ilanı bakarken devrelerinizi yakmak üzere sizi bekliyor:). “Clean title” ne demek. “As is….” ne demek “obo” ne anlama gelir diye sıksık Google’a danışacağınız bir alan.

Avantajları :

Şanslıysanız işinizi görecek sağlam bir arabayı çok uygun bir fiyata alma ihtimaliniz var. Çünkü satan kişi eğer bu işi ticaret olarak yapmıyorsa mümkün mertebe bu işi bitirmek için sizin kadar acele edecektir. Biraz da arabadan anlıyorsanız burası sizin için uygun bir alan olabilir.

Dezavantajı: Herhangi bir kurumdan alış veriş yapmadığınız için, aldığınız arabada çıkacak bütün sıkıntılar sonrasında sizin sorumluluğunuzda olacak. Her yerde olduğu gibi burada da kandırılma ihtimaliniz var. Özellikle eski ve uygun fiyatlı arabaları alırken dikkatli olmakta fayda var. Arabalar genelde ucuz olduğu için bakımını pek önemsemiyor insanlar.

2- Araba galeri

Büyük küçük profesyonel yarı profesyonel pek çok seçenek mevcut. Araba yukarıda bahsettiğim gibi temel ihtiyaç olduğu için alan satanlar da tahmin edebileceğiniz gibi çok.

Avantajları : Ne olursa olsun bir daha ulaşma ihtimalinizin çok düşük olduğu bir kişiden almaktansa bir işletmeden almak sonrası için biraz daha güvenli diye düşünüyorum. Kendi ustaları oluyor çoğunlukla, bir problem yaşadığınızda yardımcı olurlar ve belge işlerini sizin için takip ederler daha az yorulursunuz. Bir şekilde referansı olan bir galeri ise seçeneklerinizde dükkandakiler kadar olduğu için seçmeniz daha kolay olacaktır. Zira internetten bakarken kriter belirlemek zor oluyor.

Dezavantajları: Burada yaşayan bir arkadaşımın bahsettiği en kritik dezavantaj, galericilerin de arabalar hakkında pek fikir sahibi olmamalarından kaynaklı sürprizler çıkabilme ihtimali. Galericiler açık arttırmalardan arabalar alıyor ve onları son kullanıcılara satıyorlar. Öncesiyle ilgili bilgileri yoksa sürpriz problemleri öngörmeleri mümkün olmayabiliyor. Bu işin ticaretini yaptıkları için kar etmeleri gerekiyor, dolayısıyla galeriden almak biraz daha maliyetli olabilir. Üzerine bir de işlem ücreti ekleyenler olabiliyor. Galeriden alışveriş yapılacaksa “out the door” yani bütün ödemeler yapılınca ödenen rakamı sormakta fayda var.

Görüştüğümüz galericilerde bütçemize uygun araç yoktu olanlar ise bizim hoşumuza gitmemişti biz de 1. seçenek üzerinden devam etmeye karar verdik. Kriterleri belirlerken de giderken rahat satabileceğimiz, sağlamlık konusunda kendini ispat etmiş, mümkün mertebe az yaşı ve kilometresi olan araçları seçmeye özen gösterik. Bu filtrelerden geçirince Elimizde 1. seçenek toyota 2. seçenek lexus 3. seçenek honda ve nissan kaldı. Toyota’nın popülerliği ve sağlamlığı tartışma götürmüyor fakat diğer markalar hakkında görüş ayrılıkları olabilir. Lexus biraz pahalı kalıyor diğerlerine göre ama pahalı olmasının hakkını kalitesiyle telafi ettiğini söylüyorlar.

Sanırım ortalama 1 hafta boyunca ilanlara baktım. Toyota Camry ya da Corolla seçeneklerini taradım genel olarak. Bizim bütçemize uygun araçlar genelde 2000 model olanlar idi.

Arama yaparken:

Clean Title: aracın büyük kaza kaydı olmadığını ve baştan toplanmadığını gösteriyor. Eğer Rebuilt ise büyük bir kaza sonrası araç toplanmış demek.

As is…. : olduğu gibi satıyorum araç konusunda pek bilgim yok olsa bi yaptırmadım demek. Bu araçta da sizi neler bekliyor bilemezsiniz.

Head gasket: Motor kapak contası ile ilgili bir işlemdem bahsediliyor ise ilanda şüpheci davranmakta fayda var. Kapak contası ile ilgili yapılacak işlemler maliyeti yüksek olduğu için geçici bir işlem yapılmış olabilir. Sıkıntı yaşayabilirsiniz.

En temelde dikkat etmeniz gereken detay motorun sağlam olması, diğer detaylar düşük maliyetlerle tamir edilebilir.

Yeni motor takıldı detayı heyecanlandırabilir sizi, gıcır gıcır bir motor değil muhtemelen, kaza yapmış bir araçtan alınan motordur, kontrol etmekte fayda var.

Satın almadan önce neler yapılmalı, test sürüşü nasıl yapılmalı vb detayları içeren sürüyle video var youtube da. Onları izleyerek fikir edinebilirsiniz. Hatta aracı kayıt ettirmek için gideceğiniz vergi ofisinin web sitesinde bile kullanılmış araba alırken dikkat edilecekler şeklinde liste hazırlanmış. Linkten ulaşabilirsiniz.

Sigorta işleri

Türkiyedeki gibi burada da zorunlu trafik sigortası ve kasko gibi seçenekler var. Yasa gereği 10.000$ limitli bireysel koruma ve 10.000$ limitli mülkiyet zarar sorumluluğu içeren bir sigortanız olması gerekiyor. PIP ve PDL olarak kısaltılıyorlar. Pazara hakim şirketler Geico ve Progressive. Bir çok seçenek mevcut ve internette bir kaç şirketten teklif almanıza yardımcı olacak web siteleri var, fakat bunlar gerçekçi rakamlar vermiyorlar. Gerçek bir teklif almak istiyorsanız. O şirketi müşteri hattını arayarak almayı düşündüğünüz aracında VIN bilgisini ve sizin bilgilerini paylşarak bir hesaplama yaptırabilirsiniz.

Bizim durumumuzda avantaj olanlar: 30 yaş üstü ve evli olmam daha güvenilir olduğumu işaret ediyormuş.

Dezavantaj olan durumlar: Tek araç olması (2 araç olursa %20 daha az ödüyorsunuz), oturduğum evde 1 seneden az ikamet ediyor oluşum ve burada sürücü olarak geçmişimin olmaması.

Eyalete göre de değişkenlik gösteriyormuş sigorta ödeme oranları. Kaliforniya’da yaşayan bir arkadaşım buradaki rakamları duyunca şaşırdı. Florida sigorta oranları en yüksek eyaletlerden birisi imiş.

Ben satın aldığımız 2000 model toyota camry araca 6 ay için 900$ civarı teklifler aldım. Bu rakam peşin ödemede geçerli. Taksitli ödemelerde rakam 1000$ üstüne çıkıyor. En az 6 aylık sigorta yaptırabiliyorsunuz. Eğer kullanmazsanız sonradan arayıp geri ödeme alabiliyorsunuz ya da şirketinizden memnun değilseniz başka şirkete geçiş yapabiliyorsunuz. Bizden konaklama detayımıza dair kira sözleşmesi benzeri belge istediler. Kanıtlayamacağınız bilgiler sunmayın bence:)

Aracın resmi kayıt işlemi

DMV denilen ofislerde kaydını yapıyorsunuz. 400$ civarı ödeme yaparsınız yeni plaka vergi ve kayıt için. Nakit parayla gidin ya da Amerikadan alınmış bir hesap/kredi kartıyla. Türkiyeden götürdüğünüz kart için komisyon alıyorlar. İşlem 15 dk sürmüyor bile. Anında plakanızı veriyorlar. Bu işlemi yapabilmek için sigortayı yaptırmış olmanız gerekiyor. İkamet ettiğinizi de belgelemeniz gerekiyor tabii ki. Sıra beklememek adına Türkiyeden alışık olduğumuz devlet dairesi pratikleri uygulanabilir. Kayıt işlemi için satın aldığınız araç ile plakasız gideceksiniz muhtemelen. Sigorta yaptırdığınızı gösteren belgeniz varsa plosi memuru problem yapmaması gerekir diye düşünüyorum ama yine de dikkatli olmakta fayda var.

Bazı faydalı web siteleri

Carfax : Arabanın geçmişi hakkında detaylı bilgi veren sistem. Kaç sahibi olmuş ne zaman bakım yapılmış, kaza geçirmiş mi vb bir çok bilgiyi içeriyor. Tek rapor 40$ 3 rapor 60$. Ben 3 tane almıştım, 2 si duruyor hala, ihtiyaç sahibi olursa yardımcı olurum. Aceleniz yoksa craigslist’te buradan alınan raporları uygun fiyata satan ilanlar bulabilirsiniz. 8$ ‘a rapor carfaz raporu satanlar var. Sanırım yıllık sınırsız paketleri var, bir yandan da böyle para kazanıyorlar. 40$ ile karşılaştırınca denemekte fayda var diye düşünüyorum. (Ben satın almadan önce görseydim değerlendirirdim.

Kelly Blue Book : satın almayı düşündüğünüz aracın ederini hesaplayan web sitesi. Özellikleri girdiğinizde o aracın ortalama piyasa fiyatı hakkında size bilgi veriyor. Muhtemelen piyasaya hakim değilsiniz ki şimdi bu yazıyı okuyorsunuz, mutlaka lazım olacaktır.

AAA otomobil klübü: Bir nevi üyelik üzerinden size belirli indirim ve hizmetler sunan bir klüp. Yıllık 66$ karşılığında size yol destek hizmeti sunuyor. Ev arkaşımız da araba almıştı ve aracı arıza yaptı yolda, en yakın tamir servisine çektirmiş aracını ve çekiciye 60$ ödemiş. Tek seferlik hizmete vereceğiniz rakamı yıl boyunca kullanmak üzere önden vermek biraz daha güvende hissetmeye yardımcı olur bence. Aracı çekme, akü şarj etme, benzin bittiyse takviye etme gibi hizmetleri var.

Yedek parça, bakım ürünleri vb ihtiyaçlarınız için şehirde birçok yedek parça satan mağaza görebilirsiniz fakat Amazon ve walmart seçeneklerine bakmadan geçmeyin derim. Walmart bir çok üründe ikna edici rakamlar sunuyor ve araba konusunda da hiç fena değiller. Akü değişimi, tekerlek değişimi vb. bir çok hizmeti sunuyorlar. En azından memnun olmadığınızda sıkıntı yaşamadan değişim yapabileceğiniz bir mağazadan alışveriş yapmak güven verici bence.

Sonuç: Güvenebileceğiniz bir galericiye ulaşma ihtimaliniz varsa galericiden almak, sonrasında yaşayacağınız sıkıntıları asgari düzeye indirecektir. Deneme sürüşü yapmadan araç almayın ve en azından bir ustaya aracı kontrol ettirin. Ortalama 80-100 $ civarı rakamlara motorun kontrolünü yaptırabilirsiniz. Sürerken hiç bir kusuru olmayabilir aracın ama önemli olan içinde neler yaşanıyor.

 

 

 

 

 

Amerika’da Ehliyet Almak / Getting Driver’s License in USA

drivers-license

Eğer Türkiye’de aldığınız bir ehliyetiniz var ise Florida eyaletinde ve sanırım diğer eyaletlerde bu ehliyeti çok kolay bir şekilde Amerika ehliyetine çevirebiliyorsunuz. Eğer 6 aydan fazla kalmayacaksanız ehliyet almak zorunda değilsiniz.

Eğer almanız gerekirse çok kısa anlatayım. Detaylara geçmeden önce belirteyim toplam 3 saati geçmedi sanırım ehliyeti almak

Öncelikle hazırlamanız gereken belgeler şu linkte detaylı olarak verilmiş, göçmen olmayan vize türüne sahip olduğunuzu düşünüyorum, göçmenler için prosedür farklı işliyor.

Benim götürdüğüm belgeler ise şöyle;

Türkiye Sürücü Belgesi

Kimliğimi kanıtlamak için;

Pasaport

I-94 formu (ABD’ye giriş yaptığıma dair)

2 adet ikameti kanıtlayan belge

J-1 Belgesi (J1 vizesi ile geldiğim için belgesinin beyanı)-belgenin aslı olması lazım

Kaldığım yerde konakladığımı gösteren kira sözleşmesi benzeri belge (aslında sözleşmede benim adım yazmıyordu fakat eşim kendisiyle o adreste yaşadığımı 1 sayfalık bir belge ile beyan ettiği için problem olmadı.

Gitmeden önce

Direksiyon sınavından önce bu sınava girmeniz gerekiyor. Sınavlar “Tax Collector Office” adıyla bilinen yerlerde yapılıyor. Bulunduğunuz şehrin bir çok yerinde bu ofislerin olduğunu göreceksiniz. Bu linkten Tampa şehrinin Hillsborough bölgesinde 8 tane olduğunu görebilirsiniz. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken nokta ise, bu ofislerden bazılarında direksiyon sınavı yapılmıyor. İkisinin de yapıldığı noktaya gitmeniz size zaman kazandırır. İnternetten randevu almak kalabalık olduğu zamanlarda daha az beklemenize yardımcı olabilir. Ben gittiğimde çok kalabalık değildi zaten problem olmadı.

Bilgi sınavı (written test)

İnternetten bu sınav için hazırlanmış videoları izledim ve soruları çözdüm. En çok bu linkteki web sitesinden yararlandım. Göz gezdirmekte fayda var çünkü bir çok terime alışık olmayabilirsiniz ve buranın hız limitlerini bilmeyebilirsiniz.

Sınava girmeden önce kayıt işleminizi yapıyorlar ve fotoğrafınızı çekiyorlar. Sınav ücreti olarak 6 $ civarı alıyorlar. Geçemezseniz ikinci sınav 10 $ istediğiniz kadar girebiliyorsunuz.

Sınavda 50 sorudan 40 tanesini 60 dk içerinde doğru cevaplamanızı bekliyorlar. Sorular 3 şıklı. Yanlış cevaplar doğru soruları etkilemiyor (Ollley, öss mağduru :)) Verdiğiniz cevapların doğru/yanlış olduğunu anında görüyorsunuz, bu size avantaj da dezavantaj da yaratabilir. Mesela ben ilk 20 soruda 3 yanlış yaptım biraz panikledim ama problem olmadı.

İnternetten çalıştığım sorular sınavdaki sorulardan çok daha zor. Bazı soruları sadece mantığınızı kullanarak bile cevaplayabilirsiniz.

Türklerin yoğun olduğu bölgelerde (mesela California) sınavı Türkçe yapabiliyormuşsunuz sanırım ama Tampa şehrinde böyle bir seçenek yok.

Direksiyon Sınavı

Yazılı sınavı başarıyla bitirdikten sonra direksiyon sınavına geçiyoruz. Bu sınav için aracınızı kendiniz temin etmeniz gerekiyor. Size ait olmak zorunda değil bir arkadaşınızın da olabilir. Ben kiralık araç kullandım. Sadece o aracın sigortasının olup olmadığına, lambalarının kornasının ve frenlerinin çalışıp çalışmadığına bakıyorlar. Yani trafikte problemsiz seyir eden bir araç olması lazım hem fiziksel hem yasal olarak.

Neler oluyor direksiyon sınavında?

Sınavınızı yapacak kişi aracı kontrol ettikten sonra direksiyon koltuğuna geçiyorsunuz ve beraber ofisin hemen arkasında olan sınav alanına ilerliyorsunuz. Burada tabelalar, trafik lambaları ve kavşaklar var. Dur tabelası olan yerde ne yapılır? 3 nokta dönüşü nasıl yapılır? Dar bir alana nasıl park edilir? gibi soruların cevaplarını uygulamalı olarak vermeniz gerekiyor. Bizim gittiğimiz yerde yokuş olmadığı için yokuşta nasıl park edilir? sorusunu bilgi sorusu olarak sordu. Bu bilgiyi yukarıda linkini verdiğim alıştırma web sitesinden öğrenmiştim.

Mutlu Son

Direksiyonu da geçtiniz. 48$ ehliyet ücretinizi ödeyip yaklaşık 10 dk. süren bir evrak hazırlığından sonra geçici ehliyetiniz elinizde. A4 e yazılmış bir sayfa olan bu belgeyi asıl ehliyetiniz gelene kadar kullanıyorsunuz. Asıl ehliyetinizi göndermeleri 60 günü bulabiliyormuş.

Benim durumum için Florida ehliyeti şart değil aslında çünkü 6 aydan fazla kalmayacağım fakat, neden benim de Florida ehliyetim olmasın diye düşündüm. Bir de burada ehliyet sahibi olmak arabanız için sigorta yaptırırken daha düşük rakamlar ödeme ihtimalinizi arttırıyor.

Amerika’da ehliyet sınavını geçersem kaç gün sonra ehliyetimi alabilirim ?

14 Şubat 2018 de yukarıda detaylarından bahsettiğim sınavı geçip, geçiçi ehliyetimi pasaportumun arasına sıkıştırmıştım. Kağıt ile gezmek pek motive edici değil. Zaten pasaport bildiğimiz kartlardan daha büyük bir şey yanına 2-3 tane de banka kartı ekleyince pek kolay olmuyor taşıması. Ehliyeti almak için son 2 hafta biraz sabırsızlandım sanırım çünkü ehliyet geldiğinde pasaporttan ve o A4 kağıdından kurtulacaktım. Ben posta kutusundan 5 Nisan’da aldım. En erken 2 Nisan Pazartesi günü gelmiş olabilir. Neredeyse söz verdikleri gibi tam 2 ay olmasına ramak kalmış.

Sonuç olarak ehliyetin sınava girdikten sonra 7. haftada bana ulaştığını söyleyebilirim.

 

Getting Driver’s License in USA

Do you really need to get driver’s license in US?

It depends on which state you are going to. In Florida, you may use your own country’s license up to 6 months.

If you want to get US driver’s license what should you do ?

You will get your license from DMV Department of Motor Vehicles. When you google it you can easily find the closest one.

If you have a driver’s license in your country and it is accepted by US, it is very easy for you to get a US driver’s license.

The documents that you need to prepare are given in this link. You need to have residency to get your license.

Which documents did I take with me ?

Passport, I-94 form, 2 residency document, J-1 document. Depending on your visa type you will take different ones most probably.

Before going to DMV

You need an online appointment for written test. If you can pass written test you may take the driving step in which you drive car for 10 min with an officer of DMV

Writtten Test

There are many sample questions on the internet. If you are not familiar with the rules in US it might be a good idea to solve some questions. Before the test, your photo is taken and there is a registration process which takes about 15 min. For the written test you pay 6$. If you cant pass, you may take it again but second test is 10$

In the test, there are 50 questions. You are expected to answer 40 of them correctly in 60 min. All of them are test questions with 3 options. You can instantly see if your answer is right or wrong.

Driving Test

If you pass written test, you may get driving test in the same day right after the written one. You need to bring a vehicle with you which has registration, insurance and it should be working properly. It doesnt have to be your own car. You may borrow your friend’s or rent one. You may check details of driving test but before the test they give you a piece of paper about details of the exam. You are asked some questions, knowledge of the signs is checked. Turning, parking etc.

 

When you pass…

You passed driving test too. Paying 48$ for your license, you get your temporary license which is an A4 paper. They will send real one in 60 days. I got the real license in 7 weeks.

How much does it cost to obtain a driver’s license in the USA?

In total it costs you 54$ if you can pass both of the exams in the first try.

 

 

 

 

Türkiye-Abd para transferi nasıl masrafsız yapılır?

bankofamerica

NEDEN CEPTETEB?

Pek fazla para transfer alternatifini değerlendirdim ve araştırdım. Moneygram, WesternUnion gibi alternatiflerden sonra masrafsız bir alternatif olan CEPTETEB in de iyi bi seçenek olabileceği bilgisine ulaştım. Birçok ülkede TEB in anlaşmalı bankaları var ve bizim gideceğimiz bölgede de çok fazla sayıda anlaşmalı olduğu banka mevcut, Bank of America. buradaki listeden bankaları kontrol edebilirsiniz. Yapmanız gereken gideceğiniz bölgeyi haritada açıp bankanın ismini yazıp sonuna “atm” kelimesini eklemek. Bu arama ile o bölgedeki atm lerin  ihtiyaçlarınızı karşılayıp karşılamayacağını öğrenebilirsiniz.

6 aylığına ABD’de kalacağımız için ne bütün banka işlemlerimizi yurt dışına taşıyabiliyoruz ne de hepsini Türkiye sistemi içerisinde olduğu gibi devam ettirebiliyoruz. En kolay çözümün Türkiyedeki hesaplarımızı yurt dışından kontrol etmek olduğuna karar verdik fakat bunun için her banka farklı özelliklerde ve masraflarla hizmet veriyor dolayısıyla  mevcut durumda çalıştığımız bankalardan farklı bir banka ile çalışma ihtiyacımız ortaya çıktı. Kuzenim de ABD sınırlarında olduğu için ona bir kaç soru sorayım derken kendisinden CEPTETEB in iyi bir seçenek olabileceğini öğrendim ve detaylarını araştırmaya başladım.

CEPTETEB, TEB markasının  bir hizmeti, verdikleri hizmetten ücret almıyorlar ve sanırım Enpara’nın verdiği ücretsiz bankacılık hizmeti pastasından pay almaya çalışıyorlar. Daha iyi başardıkları bir nokta ise yurt dışında hizmet vermek. Peki nasıl ?

İnternet sitelerinden başvuru yaptım ve yaklaşık 10 gün sonra müşteri temsilcisi iş yeri adresime gelerek kartı teslim etti.  Kart gelmeden önce müşteri hizmetleri ile yaptığım görüşmede, yurt dışına gitmeden kartım gelmez ise herhangi bir şubelerine uğrayabileceğimi ve isimsiz kart çıkartabileceğimi söylediler. Eğer son dakika ihtiyacınız olursa bu alternatifi değerlendirebilirsiniz. Neyse ki yurt dışına çıkmadan kartımı teslim aldım. Kartı teslim eden müşteri temsilcisi ” isminize hazırlanmış bir kart alırsanız yurt dışında kartınızı kaybetmeniz durumundan sıkıntı yaşamazsınız” uyarısını paylaştı  ve yeni bir kart talep ettim. Talep ettiğim kart ise sanırım 1 hafta içerisinde geldi.

Ne kadar masraf öderim TEB i yurt dışında kullanırsam ?

0 TL ödersiniz eğer anlaşmalı bankaların atmlerini kullanırsanız. Benim amacım mevcut dolarlarımı yurt dışında bir atm kullanarak mümkün  mertebe en az masraf ile çekebilmek idi. Elimdeki dolarları TEB in vadesiz “CEPTETEB dolar” hesabına aktardım. Ve mobil bankacılık uygulamasından dolar hesabının ayarlarına girip “yurt dışında kullanıma açık” seçeneğini seçtim. Yurt dışındaki atmler bizimkilerden daha düşük teknolojiye sahip, kartınızı taktığınızda 4 haneli bir şifreniz olması 1. önemli adım. 2. adım ise ana hesabınız. Dolar hesabınızın ayarlarına girdiğinizde yurt dışında kullanmak üzere bu hesabı seçebiliyorsunuz. Ben yukarıda bahsettiğim adımları tamamladığım için orada atm ye kartı taktığımda işlem yapacağım hesap dolar hesabım olacak. 2. bir seçenek olarak TL hesabınızı kullanabilirsiniz ana hesap olarak. Bu durumda banka çekmek istediğiniz kadar dolar karşılığını TL hesabınızdan çekecek. Eğer Türkiye mesai saatlerinde yaparsanız bu işlemi daha az kaybınız olur ama onu ABD’den takip etmek biraz zor olabilir. Tekrar hatırlatmakta fayda var tüm bu işlemlerinizi anlaşmalı banka atm lerinden tamamlamanız gerekiyor.

Yukarıda verdiğim linkte 64 farklı ülkede kullanılabildiğini gösteriyor.

Peki Avrupa’ya gidersem hangi alternatiflerim olabilir?

Bir arkadaşım da neredeyse aynı tarihlerde Polonya’ya gidiyor. O da hangi bankayı kullanması gerektiğini bu websitesinden öğrendi. Yapı Kredi o bölgede hayatı oldukça kolaylaştırıyor, ilgili linkten detaylara ulaşabilirsiniz.

Kabin Boy Valiz Nereden Alınır ?

Benim için satın alması zor olan başka bir ürün grubu: Valiz/Bavul

Elektronik bir eşya almak istediğinizde bir çok kullanıcı yorumu karşılaştırma videosu bulabiliyorsunu fakat valiz almak isterseniz nereden referans alabileceğinizi kestiremiyorsunuz.  İnternette yaptığım ufak çaplı araştırmalarda genel olarak beni herhangi bir markaya/ürüne yönlendirebilecek bir veriye ulaşamadım. Her şeyi satan internete mağazalarındaki kullanıcı yorumlarına ve bir kaç gezginin valiz yapma tavsiyelerine ulaşabildim o kadar. Bir kaç avm gezdim. Avm’lerde seçenekler şöyle:

1- Boyner vb çoklu ürün grubu içeren mağazalardaki valiz köşesi: Temel olarak Pierre Cardin ve American Tourister markalarını görüyorsunuz. Malzeme kalitesi olarak Pierre Cardin tatmin ediyor ama ürünlerin fiyatları biraz yüksek kaliyor (kabin boy valiz ortalama 300 TL)

2- Sadece çanta satan ve ürünlerine güvenen markalar:

  • Samsonite; kabin boy valizler ortalama 500 TL den başlıyor.
  • Tergan; Yılbaşı kampanyasıyla kabin boy valiz 600 küsür TL den 486 TL ye düşmüş. Terganın malzeme kalitesi Samsonite’a rakip olur hatta eline su bile döker bence.

3- Çantayı başka bir yerlere yaptırıp üstüne markasını basan markalar: bu kategoriye hiç girmiyorum zaten bu tip valizler 50 metreden öteden kendisini belli ediyorlar.(90 TL den başlıyor kabin boy valizler)

4- Büyük marketlerin valiz reyonları: Migros ve Carrefour’un valiz reyonları uygun fiyatlı valiz almak istiyorsanız seçenekleriniz arasında olabilir, malzeme kalitesi piyasada görebileceğiniz en uygun fiyatlı ürünlerin belki bir seviye üstü olabilir gördüğüm kadarıyla fakat deneyime dayalı bir yorum yapamayacağım. (Kabin boy valizler 100-150 TL civarı)

Yukarıdaki seçenekler dışında bulunduğunuz şehirdeki en işlek bölgede bir kaç dükkan gezerseniz ya da internette her şeyi satan web sitelerine bakarsanız  karşınıza muhtemelen TUTQN, BBS ve My Valice markaları çıkacaktır kabin boy valiz fiyatları ortalama 80 TL den başlıyor. Ben TUTQN ve BBS markalarını yakında gördüm belki verilen paraya göre tatmin edicidir fakat benim için yeterli seviyede değildi kalitesi.

Peki nereden almak daha iyi bir seçenek ?

İnternette farklı anahtar kelimeleri kullanarak yaptığım aramalarda Ankara Ulus’ta Çantacılar Sokak olduğunu keşfettim. 12 yıldır Ankara’da yaşayan birisi olarak bu sokağı yeni öğrenmek benim için şaşırtıcı oldu. 1980 öncesi doğmuş ve hayatını Ankara’da geçirmiş olanların çocukluk/gençlik dönemlerinde alışveriş yapabileceği tek mekan olan Ulus çarşısı ve civarı  her ne kadar o zamanlar alternatifsiz olsa da artık çoğu insan ya bilmiyor ya da gitmeyi tercih etmiyor.

 

ulusmetroçantacısokakÇantacılar sokak haritadan ve fotoğraflardan göründüğü üzere çok uzun bir sokak değil. Sokak başından sonuna kadar çanta&valiz dükkanlarıyla dolu. Bazıları sadece satış yaparken bazıları tamirat hizmeti de veriyor.

Sanırım 10 tane dükkana girdim bi sürü valiz markası ve modeli gördüm. Esnafla konuşurken öğrendiğim kadarıyla bu sokaktaki dükkanlar aslında çoğunlukla toptancı ve eskiden perakende satış yapmıyorlarmış fakat şartlar ağırlaşınca perakende satıştan kaçamamışlar.

Ben kabin boy valizlere baktım benim gözüme çarpan 2 marka oldu NK ve MCS.

 

NK İzmir’de üretilen bir marka, çok fazla modeli var fiyat kalite performansı tatmin edici düzeyde. İki adet kabin boy için nakit alımda 300 TL fiyat almıştım Sarrach dükkanının sağ alt çaprazında karşıda kalan dükkanda.

 

MCS İstanbul markası. NK’den daha popüler bir marka sanırım, bir kaç kişiden daha duymuştum ve görsel hafızamda da yer etmiş sanırım. İki adet MCS kabin boy valizi 350 TL ye aldım.

Neden MCS yi tercih ettim?

Tekerlekleri plastik değil metal ve daha kullanışlı geldi. Üst kısmında bulunan kaldırma sapı kendi kumaşında üretilmiş NK ninki ise plastik sap olarak üretilmiş. Asıl ikna edici kısım benim için tekerlekler idi. ama aradaki 50 TL lik fark düşünülürse NK de tercih edilebilir.

 

 

 

 

 

 

Girdiğim bütün dükkanlardaki esnaflar ilgiyle karşıladı ve neredeyse hepsi güven verdi ama ben bu dükkanı tamamen hissiyatıma bağlı olarak tercih ettim.

Size tavsiyem gidin sokaktaki bütün dükkanları gezin ve hoşunuza giden yerden istediğiniz markayı satın alın. Bu sokakta satılan çantaları internette de bulabilirsiniz fakat web sitelerindeki fotoğraflar yanıltıcı olabiliyor ve sonrasında kargo işlemleri ile uğraşıyorsunuz. Bu sokaktaki bütün esnaflar arıza durumunda ücretsiz tamir edeceklerini söylediler bu da bir avantaj olabilir web siteleri ile karşılaştırdığımızda. Nakit alışveriş yapmanız pazarlık yapmanıza yardımcı olabilir.

Pazar günleri de bir çok mağaza açık sanırım ve araç ile sokağa girebiliyorsunuz. Diğer günlerde araç ile giriş yasak, belki gideceğiniz gün tercihinizi etkiler.

Eğer bu yazıyı Ankara dışından bir yerde okuyorsanız aldığım çantaların ürün kodları “V085 Düz Kumaş Lüx Set” kırmızı olan sanırım diğeri de V07…. gibi br kod idi. N11 gittigidiyor vb sitelerde aynı ürünler var. Bu kodları takip ederseniz aynı ürünleri internetten de alabilirsiniz.

çantatamir

Evdekileri tamir ettirmek istersek ?

Çantacılar sokakta da bir çok tamirci var fakat ben kızılayda bir tamiciye 2 adet orta boy valizimi tamir ettirdim. Çekçek mekanizması değişti ikisinin de. Malzeme kalitesinden ve işçiliğinden memnun kaldım.

Valizinizi götürmeden önce fotoğrafını çekip whatsapp üzerinden fotoğraf göndererek fiyat alabiliyorsunuz. Bir adet valizin çekçek mekanizmasının değişimi için 40 TL ödedim.

ABD J1 vizesi: Pasaport ne zaman gelir? J1 için başvurursam 10 yıllık vize alabilir miyim ?

Vize için başvuru yapmak ile ilgili detaylara diğer yazıdan ulaşabilirsiniz. Bu kısımda “görüşmeden sonra neler oluyor”un detayları var.

Pasaportu nereden teslim alacağız? Kaç günde gelir?

8 Ocak Pazartesi sabahı vize görüşmesinin ardında cep telefonuma PTT’den 9 Ocak saat salı günü 17.03’te “Adınıza …. barkod nolu gönderi kabul edilmiştir” mesajı geldi. Bu mesaj pasaportun Elçilikten PTT ye teslim edildiğini gösteriyor. Ankara içinde de bir dağıtım ağı olduğu için sizin seçtiğiniz PTT şubesine vardı demek değil aslında.

12 Ocak Cuma sabahı teslim aldım pasaportumu ama bu günün akşamında “Pasaportunuz belirttiğiniz şubeye bırakılmıştır” mesajı geldi.

Size gönderilen barkod koduyla PTT nin online takip sisteminden pasaportunuzun durumunu öğrenebilirsiniz. Yukarıda bahsettiğim gibi şubeye ulaşmıştır mesajı gecikmeli gelebiliyor. Bu mesajı beklemeden şubeye telefon ederek gönderinin durumu öğrenilebilir.

Sonuç olarak biz görüşmeyi yaptığımız gün de dahil olmak üzere 5 iş günü içerisinde teslim alabildik.

Randevu işlemlerini yaptığınız web sitesinde bir de hızlı teslimat ve kurye hizmeti satın almak ister misiniz? sorusunu görüyorsunuz her girdiğinizde. Her pasaport için 36 TL ücreti var. Biz bu hizmeti kullanmadık fakat sanırım ertesi gün bize gelen mesaj ile anladık ki PTT’ye, vize görüşmesinin ertesi günü teslim edildi. Kurye hizmeti almış olsaydık en geç 10 Ocak Çarşamba günü bize teslim edilmiş olacaktı diye tahmin ediyorum. Yani kurye hizmeti ile teslimat 2 gün sürmüş olacaktı.

ÖNEMLİ: Pasaportu sadece sahibine veriyorlar. Siz kimliğinizi eşinize bile verseniz teslim etmiyorlar vekalet vermediğiniz sürece. Şubeye ulaşan pasaportun 35 gün boyunca şubede beklediğini belirtti telefonda konuştuğum PTT görevlisi. Kargo paketlerinde 3 gün bekleme süresi gibi sınırlamalar olabiliyor, gecikmeli alacaksanız bu konuda paniklemeye gerek yok, pasaportunuz emin ellerde, 35 gün boyunca sizi bekliyor olacak.

10 yıllık alıyor herkes bize de verirler bence 🙂

Vermezler, vermediler. Konuyla ilgili hazır bilgimiz “Amerika 10 yıllık veriyor zaten” idi. O sonu gelmeyen DS-160 formunu doldururken de hep kendimi 10 yıllık vize hedefiyle  ile motive ettim ama işin aslı öyle değilmiş. Birincisi herkese 10 yıllık vize verilmiyor, evet belki çoğu turist vizesi 10 yıllık olabilir ama 6 aylık da olabiliyor 1 yıllık da.

Eğer J1-J2 vizesi alıyorsanız alacağınız vize süresi sizin belgelerinizde belirttiğiniz süre kadar olacaktır. Yani siz 1 sene boyunca orada olacağınızı beyan ediyorsanız size o kadar süreyle vize veriyorlar. Bize başvuru esnasında belirttiğimiz dönüş tarihine kadar vize verildi.

Amerika için şöyle bir detayı da es geçmemekte fayda var. Size vize görüşmeniz sonrasında 10 yıllık çoklu giriş-çıkış olan vize verebilirler fakat sizin ülkeye girdikten sonra ne kadar kalabileceğinizi belirleyen, uçaktan indikten sonra pasaportunuzu kontrol eden görevli. Sizinle ilgili soru işaretleri varsa ülkeye girişinizi onaylamayabilir ya da verdiğiniz cevaplara göre sizin ülkede ne kadar kalacağınıza karar verebilir. Farklı bloglarda turist vizesiyle en fazla 6 ay kalabileceğiniz yazıyor. Kontrol etmekte fayda var.

ABD vize görüşmesinde neler oluyor tam olarak ? (J1-J2 için)

11 Ocak 2018 saat 09.00 için olan randevumuzu 8 Ocak tarihine çektik vize görüşmeleri limiti kaldırılınca. 8 Ocak’a çekme işlemini 5 Ocakta yapabildik, sanırım limitin kaldırılmasıyla kısa zamanda randevu alabilmek de mümkün hale geldi.

Okuduğum bloglarda ve bize verilen belgelerde randevu saatinizden 30 dakika önce orada hazır bulunun bilgisi vardı. Biz 8.40 civarı 4 no’lu kapıya vardık.(sanırım 6-7 tane kapı var alan da büyük, bir taksiyle filan gitmeyecekseniz gitmeden önce kapının konumuna bakmakta fayda var, bütün elçiliğin etrafını dolaşmak zorunda kalmayın).

Randevumuz 9 da olduğu için 10-15 dk’da içeri alırlar tam zamanında da görüşmeyi yaparız diye düşünüyorduk ama hiç öyle olmadı. 8.40 gibi daha 8.30 ve 8.45 randevusu olanları aldılar içeri. Bizim içeri girmemiz 9.30 u geçti. Bu her zaman böyle olacak diye bir kaide yok ama ben tekrar gidecek olsam randevu saatinden en fazla 10 dk. önce orada olurum.

Bize verilen belgelerde ve okuduğum bloglarda elektronik eşya cep telefonu vb malzemelerin içeri alınmadığına dair bilgi vardı fakat çanta uyarısı yoktu. Sırt çantası el çantası vb. çanta türlerini içeri almıyorlar ama cüzdanı kabul ediyorlar. Analog saat, alyans, ev-araba anahtarında sıkıntı yok. Mümkünse kemersiz bir pantolon giymek ve takı takmamak işinizi kolaylaştırır diye düşünüyorum. Görüşmeler hafta içi yapıldığı için görüşmeden sonra günlük hayatınıza devam edip eve gitmeyeceksinizdir muhtemelen. Kapının hemen karşısında bir büfe var 5 TL ücretiyle emanetinizi alıyor. Herkes böyle yaptığı için güvenlik problemi olmaz diye tahmin ediyorum. Arabada bırakmaktan daha güvenli bence:)

İçeri girdiğinizde x-ray cihazına elinizde bütün malzemeleri, varsa saatinizi ve montunuzu (kışın giderseniz) bırakıp kendiniz diğer taraftan geçiyorsunuz. Bu kısım öncesinde fotoğrafınızı ve pasaportunuz kontrol ediyorlar ve j1 için kritik olan sevis ücretini yatırıp yatırmadığımızı soruyorlar. Bu koridordan geçip büyük bir salona giriyorsunuz.

Buraya kadar anlattığım kısım yaklaşık 40 dk sürdü ve dışarıda olduğumuz için DONDUK. Her şeyin en iyisini yapar Amerika zamanlama konusunda da süperdir onlar bence diye düşünmeyin benim gibi, hala Türkiye sınırları içerisindeyiz dikkat! Hava şartlarını göz önünde bulundurarak bekleme ihtimaline karşı hazırlıklı olun.

İçeride sol taraftaki masada belgelerinizi kontrol edip düzenliyorlar ve size sıra numarası veriyorlar. Numara alarak 1. adımı tamamlıyorsunuz. 2. adım ise bankoya geçip belgeleriniz görüşme öncesi kontrol ettiriyorsunuz ve hemen yanındaki pencereden parmak izlerinizi veriyorsunuz. Son kısım olan 3. adım ise vize görüşmesi. Görüşme için biraz bekliyorsunuz. Bekleme alanı ilginç çünkü sırtınız dönük bir şekilde sandalyelerde oturuyorsunuz ve sizden önce görüşmesini yapanların sesini duymanız mümkün. Biraz taktik alayım dinleyerek diyebilirsiniz. Turist vizesi için başvuranlara daha çok soru soruyorlar sanırım; Kimin yanına gidiyorsunuz? Yanına gittiğiniz kişi orada ne yapıyor nerede yaşıyor, aylık kazancınız ne kadar nerede çalışıyorsunuz vb bir çok soru.

Okuduğum bloglarda görüşme için Türkçe veya İngilizce tercih ediyorsunuz bilgisi vardı fakat, veznede bizi bekleyen hanfendi kırık ama anlaşılır Türkçesiyle “Günaydın, nasılsınız?” diyerek karşıladı, dolayısıyla bir tercih yapmadan konuşmaya başladık. Genel olarak çalışanlar güleryüzlü ve yardımsever diyebilirim.

İkimiz aynı anda bankoya gittik aynı sıra numarasını verdiler zaten.

J1 vizesine başvuran eşime sorulan sorular:

  1. Nereye gidiyorsunuz?
  2. Orada ne yapacaksınız?
  3. Ne kadar kalacaksınız orada ?
  4. Şu an nerede çalışıyorsunuz ve döndükten sonra ne yapacaksınız ?
  5. Siz oradayken masraflarınızı kim karşılayacak ? Tübitak.
  6. Tübitak’ın karşılayacağına dair belge var mı görebilir miyim?

J2 vizesine başvurduğum için bana sorulanlar:

  1. Nerede çalışıyorsunuz?
  2. Daha önce Amerika’ya gittiniz mi?

Sanırım toplamda 2-3 dk sürdü ve sonunda “tebrikler vizeniz onaylandı” dedi.

Elçilik web sitesinden bakarak hazırladığımız bir sürü destekleyici belge vardı ama hiç birisini istemedi.

Dolayısıyla bu görüşmede kullanmış olduğumuz belgeler şöyle oldu:

  • DS-160 formları (elektronik ortamda) ve formu sistemden teslim ettikten sonra size iletilen üzerinden fotoğrafınızın olduğu onay formu (2. sayfası var bu formun yapılacaklar adlı (instructions) ona gerek yok
  • SEVIS ücretinin yatırıldını gösteren belge (orjinali artık gönderilmiyormuş, aldığınız çıktı ile hem görüşmeye gidiyorsunuz hem de ülkeye girişte kullanıyorsunuz)
  • DS-2019 formu (hem j1 hem j2 için hazırlanmış olarak ve orjinal belge)
  • Tübitak’ın burs ile ilgili mektubu
  • 1’er adet fotoğraf

5 iş günü içerisinde kargoya verileceği yazıyordu panolarda. Tahminim 12 Ocak Cuma gününe kadar teslim alabileceğimiz yönünde.

Teslim alma süreci ve kaç gün vize verildi ? sorularının cevapları için lütfen buraya tıklayın.

 

 

 

En iyi termos bardak hangisi ?

starbucksstarbucksstanleytermos4Uzun toplantılar, sonu gelmeyen mesailer, iş yerinde yapılan kahve benzeri içeçeklerin verdiği mutsuzluk, dakikalarca devam eden trafik, her gün kahvecilerden alındığında bütçede büyük yer kaplayan kahve masrafı veee artık buna dur demenin zamanı geldi dediniz. Termos bardaklar benim problemimi çözer mi diye düşünmeye başladınız yeni dönem zincir-züccaciyelere baktınız, fahiş fiyatlara satılan ne olduğu belli olmayan termos bardaklara baktınız, onlar da olmadı.

Eğer yukarıda bahsi geçen durumlardan en az birini veya benzerini deneyimlediyseniz birazdan okuyacaklarınızın bu probleminizi çözme konusunda size yardımcı olmasını umuyorum.

Alışveriş yaparken bir çok ürün grubunda olduğu gibi termos bardak konusunda bir müşteri olarak kendimi güvensiz hissettim, çünkü ne avm’lerde bunları satanlar çok bilgi sahibi ne de sattıkları ürünler güven veriyor. Kahve zincirleri de toplu olarak satın aldıkları bardaklara kendi logolarını basıp satıyorlar, dolayısıyla orada da beklentimi karşılayamıyorum.  Ben de iki arkaşımdan termos bardaklarını (starbucks, stanley) incelemek üzere rica ettim, bende de 2 tane vardı (thermos, markasız) bunları bir araya getirip elimden geldiğince almayı düşünenlere yardımcı olacak şekilde incelemeye çalıştım.

Okumaya zamanı olmayanlar için aşağıdaki tablo faydalı olabilir.

termosbardakkarşılaştırma

Stanley One Hand Mug

Marka 1913’ten beri termos üretiyor ve ömür boyu garanti vermesiyle ürününe ne kadar günvendiğini gösteriyor. Ben 1.9 LT olanını da kullanıyorum. Gerçekten malzeme kalitesi ve söz verdiğini gerçekleştirmesi muhteşem. Bu incelediğimiz ürün de söz verildiği gibi 7 saat sıcak tutuyor içeceğinizi.

stanleytermos

 

 

 

Ödünç aldığım arkadaşım sabah 8 de demlediği kahvesini öğleden sonra saat 3 te rahatlıkla içebildiğini söylüyor.

stanleytermos3

 

 

 

 

 

 

Bu düğme yardımıyla içeceğinizi yudumluyorsunuz.

 

starbucksTeknik bilgi

Çift duvar yalıtımlı yapısı ile içeceklerinizin 7 saate kadar sıcak ve soğuk kalmasını sağlar. Buzlu içeceklerinizi ise 30 saat kadar muhafaza eder. Tek el ile kullanılabilir. Standart araç bardak tutucuları ile uyumludur. Demonte kapağı sayesinde bulaşık makinesinde yıkamaya uygundur.(bence yıkamayın:))

stanleytermos4

stanleytermos6
Kapakta bulunan lastik sızdırmayı önlüyor

 

 

 

 

 

SONUÇ

Malzeme kalitesi ve ömür boyu garantisi olması ve karizmatik dizaynı ile Stanley tercih edilesi bir seçenek, kullanmamak için olumsuz bir özelliğini yok bana göre

 

Thermos Stainless King

thermosBu ürünü tercih etmemin nedeni amazon.com daki kullanıcı yorumları. 7239 oy kullanılmış ve %75 i 5 yıldız vermiş. Termos kelimesinin mucidi olmaları ve 1904’ten beri bu işi yapıyor olmaları “tabii ki Thermos’u alıyorum” cümlesini kurmama yetti.

 

 

thermos1Artıları

Tek elle tutma konusunda başarılı, hoş bir dizaynı var. Sızdırmazlık konusunda güven veriyor, kapağı hemen altında bulunan kanca, poşet içeçek sevenlerin hayatını kolaylaştırmak için düşünülmüş ince bir detay.

Söz verildiği gibi 7 saat sıcak tutabiliyor. 18 saat soğuk tutabildiği yazılmış, fakat denemedim.thermos3

Marka güvenirliği: Biraz araştırırsanız sektörün öncüsü olduğunu ve insanların memnuniyetle kullandıklarını görebilirsiniz.thermos4

Eksileri:Rakiplerine göre biraz daha pahalı. Stanley’den 5 dolar. Diğer bir başarılı marka Contigo dan 2-3 dolar.

Dış yüzeyinde hafiften soyunalar başladı sayılır (5 ay civarı oldu), makineye atsam bu süreç daha hızlı olacakmış gibi geldi. Stanley dış kaplama konusunda daha başarılı sanırım, biraz daha fazla güven verdi. Stanley ile karşılaştırdığımda daha hassas bir dış yüzeyi var. Masadan düşmelerde 1-2 ezilmeler meydana geldi.

Starbucks

 

Görüntü olarak yeterince ikna edici. Çizgilerinin diğer seçeneklere göre daha modern  olduğu ve göze hoş geldiğini kabul etmek lazım. Üzerinde bilinen bir markanın yazması ve tanıdık olması özellikle Starbucks severler için etkili olabilir. İnternette yaptığım araştırmada bu termos bardakların nerede nasıl üretildiğine dair net bir bilgiye ulaşamadım, burada tek referansımız Starbucks markası olmuş oluyor, kendi web sitelerinde de termos bardaklarla ilgili bir bilgiye ulaşamadım.starbucks

Kullanıcı değerlendirmesi:

İçimi güzel yani ağzı yakmıyor içerken, hoş tasarlanmış. Rengi ve şekli güzel. Fiyatı pahalı 60 lira, ama içi çelik sağlıklı geliyor, kısa süreli kullanımlar için ihtiyacı karşılıyor.

starbucks1

Eğer kargo araştırma model belirleme gibi detaylarla uğraşmak istemiyorsanız ve zaten 2 saat içerisinde içiyorsanız içeçeğinizi bu ürün sizin için uygun olabilir ya da starbucks’ın diğer ürünlerini de değerlendirebilirsiniz. Genel olarak benzer performansları olacağını düşünüyorum.

starbucks3

 

Stanley ve Thermos’a göre daha basit bir kapağı var. Ayrılabilen parçası yok. Parçalarla uğraşmamak ve kolayca yıkayabilmek için bir avantaj olarak görülebilir.

 

Markasız Termos

termos

Bu ürünü sanırım 2008 yılında Koçtaş’tan almıştım. Bir kaç kez kullandım ve bu testi yapana kadar bu kadar sıcak tutacağını düşünmüyordum. Çantada taşırken iç kapağının bir kaç damla sızdırdığını farketmiştim dolayısıyla sızdırmazlık konusunda pek güven vermiyor. Bir poşetle kendimi güvene alma ihtiyacı hissetmiştim son kullanımlarımda. Bu ürün kategori olarak diğerlerinden farklı bir yerde tutulabilir çünkü içmek için kapağına ya da başka bir bardağa dökmeniz gerekiyor, diğer 3 bardakta olduğu gibi tek harekette içemiyorsunuz.

termos1Sonuç

Bu ürün hakkındaki bilgi markasız ürünler hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı olabilir. Devamlı kullanıp kullanmayacağınızı görmek istiyorsanız fiyatından dolayı böyle bir ürünle başlamak bir seçenek olabilir. Kapasitesi bence yeterli değil. 473 ml duruma göre iki kişiye bile yetebilir fakat 350 ml bana göre az.

Haziran 2018 deneyim eklemesi

Stanley markasının 473 ve 591 ml boyutunda olan “one hand mug” olarak bilinen modellerini kullanmaya başladım. Gerçekten tek el ile mandalı açıp yudumu alıp bırakıyorsunuz. Thermos markası pratiklik konusunda sınıfta kalır bu açıdan. Stanley ile yudumlamak Thermos’a göre bana daha kolay geldi.

Hem fiyat hem pratiklik hem karizma sonuç Stanley,

Gözünüz kapalı alın, sonraki jenerasyona miras bırakın.

Atladığım bilgiler veya merak ettikleriniz için lütfen yorum bırakın, afiyetle için 🙂

ABD vizesi (J1-J2) almak o kadar da zor mu ?

vize

Sanırım, çok zor olmasa da izlenmesi gereken yolu keşfetmek ve öğrenmek çok da kolay değil.

Neden ?

1- Hakkında en çok konuşulan rivayet/gerçek hikayeleri bol  olan vize türü. Örn: Kapıda bile sizi geri çevirebiliyorlarmış biliyor musun ! Aman dikkat!

2- Özellikle ilk defa ABD vize işlemi ile ilgileniyorsanız ister istemez “Amerika en iyisini yapacağı için belge konusunda da çok acımasızdır zaten” girdisi beyninizin bir yerinde sizi rahatsız ediyordur.

3- En doğru bilgiye ulaşacağınız Türkiye ABD Büyükelçiliği  web sayfasının kullanıcı dostu olmaktan uzak olması.

Bu süreçte öğrendiklerimizi bu alandan paylaşarak belki benzer bir süreci deneyimleyecek kimseler faydalanır diye buraya not düşüyorum.

Şubat 2018 in başından itibaren 6 aylık bir Amerika ziyareti için vize hazırlık sürecine Ekim 2017’de ufak ufak başladık. Meşhur DS-160 formunu 1. adım olarak belirledik.

DS-160 ile ilgili unutulmaması gerekenler:

  • Formu doldurmak için şuraya FORM tıklayınız. Oluşturduğunuzda size verilen kodu kaybetmeyin AA ile başlıyor genelde sanırım.
  • Vereceğiniz bütün cevaplar İngilizce karakter içermeli dolayısıyla “I-Ö-Ü-Ğ-Ç-Ş” harflerini kullanamıyoruz. Ad-soyadınızı pasaportta yazdığı gibi tıpkısının aynısı yazın diyor ama biz Türkçe karakter kullanamadık.
  • Bu formu en son sekmesindeki Sign-Submit kısmına gelene kadar istediğiniz kadar değiştirebiliyorsunuz. Bilgisayarınıza kaydedebilir ya da başta verilen kod ile web den ulaşabilirsiniz ama bu ulaşılabilirliğin de bir süresi var galiba, kayıt etmek en garantisi 🙂
  • Eğer beyninizin yanmasını istemiyorsanız bence bu formu teslim etmeniz gereken zamandan en az 3 hafta önce doldurmaya başlayın ve 3 oturum halinde planlayın. Çünkü tek seferde doldurmak ortalama 60 dk sürüyor tabii ki bütün sorular için cevaplarınız hazır ve Türkçe karakter sorunu yaşamazsanız. Bahsettiğim nedenlerden dolayı yaşanan gecikmelerle 60+ dakikalar göz kızarıklığı, baş dönmesi vb durumlara neden olabiliyor.
  • Muhtemelen doldururken daha nerede kalacağınızı belirlememiş olacaksınız. Biz gideceğimiz üniversitenin adresini yazdık bir arkadaş tavsiyesi ile.

Randevu Almak

J1 programı ile gideceğimiz için Amerikadaki üniversiteden DS-2019 formunun gönderilmesini bekledik. Peki neden ? Biz de bilmiyoruz o form gelmeden randevu alamayacağımızı düşündük. Ya da DS-160 ı tamamlamak için o formun içerdiği bir bilgiyi kullanacağımızı düşündük. Formu tamamlamadan da randevu alamayacağımız yorumunu yaptık.

DİKKAT DİKKAT böyle bir yolculuk planınız var ise hemen vize ücreti olan 160 $ ı cebinize koyun ve randevu başvurunuzu ABD Vize Randevu Sayfası ndan bir üyelik oluşturarak ve gerekli adımları takip ederek yapın. 10 Ekim 2017 de durdurulan vize görüşmeleri 6 Kasım 2017 de LİMİTLİ olarak yeniden başladı. 13 Aralık Aralıkta randevu sisteminde ödemeyi yapıp tarih seçmeye çalıştığımızda en erken tarih olan 17 ocak gününe alabildik.

Bir arkadaşımızın verdiği tüyo 6 gün daha kazanmamıza yardımcı oldu 11 ocak olarak güncelledik ertesi gün Nasıl mı ?

Şöyle ki, randevuyu aldıktan sonra randevu tarihinizden bir gün öncesine kadar tarihi değiştirme şansınız var (5 kez sadece) . 17 Ocak randevusunu 13 Aralıkta aldıktan 2 gün sonra 15 Aralıkta tekrar denediğimde 11 Ocak tarihinin de uygun olduğunu gördüm ve durur muyum hemen yapıştırdım:)

Diğer bir seçenek ise ilgili web sitesinde işlemler kısmındaki “Acil Randevu Talep Et” düğmesi.  Düğmeye bastığınızda hangi durumlarda geçerli olma ihtimalinin olduğuna dair bir açıklama göreceksiniz. Bu durumlardan size uygun bir açıklama varsa bu talebinizin gerçekleme ihtimali yüksek. 17 Ocak randevusunun bizim için geç olacağını düşünerek bu seçeneği de kullandım ama sanırım, değiştirmeyi uygun görmediler, bir cevap gelmedi

SEVIS Ücreti mi ?

Eğitim için öğrenci ya da öğretim görevlisi olarak gidiyorsanız ödemeniz gereken 160-200 $ aralığında değişen ücret. Bu ödemenin de randevu almak ile bir bağlantısı yok.

Bu ödemeyi yapabilmek için gideceğiniz üniversitenin sizin için hazırlayıp göndereceği I-20 veya DS-2019 formlarının sağ üst köşesinde bulunan N ile başlayan numaraya ve DS-160 formunun koduna ihtiyacınız var.

Gideceğimiz üniversite formu hazırladıktan sonra postaya vermeden önce taranmış halini bize gönderdi. FedEx ile gönderiyorlar ve dediklerine göre 1 hafta içerisinde gelirmiş. E-postadan numarayı öğrenince biz SEVİS ücretini de ödemiş olduk.

Bu konuda bir çok forumda “aman dikkat ödeme yaptıktan sonra çıktı almanız gerekecek sayfayı yanlışlıkla kapatmayın belgeyi kaybedersiniz” gibi bir sürü yazı okuduk fakat ödeme yaptıktan sonraki ekrandan yazdır veya kaydet seçeneği çıkıyor (firefox browser ın da bir özelliği olabilir bu) yani yazıcınız yoksa bile sorun olmayacağını düşünüyorum. Bu ödeme belgenizin çıktısını vize görüşmesinde kullanacaksınız. Fakat posta ile gönderilen gerçek belgeyi ülkeye girerken yanınızda bulundurmanız gerekiyor. O da siz vizeyi alıp hazırlıklarınızı tamamlayana kadar gelir diye düşünüyorum.

SEVİS ÖDEMESİ İÇİN ÖNEMLİ

  • SEVIS ücretini en geç randevu tarihinizin en geç 3 gün öncesine kadar ödeyiniz.(Örn: 11 Ocak randevusu için son tarih 8 Ocak) Son güne bırakırsanız sisteme yansımama riski var. 
  • Vize randevusuna ödeme yaptıktan sonra çıktısını aldığınız belgeyi de götürün.
  • Ücreti öderken adres bilgilerini soracak size. Bu bilgileri Türkçe olarak yazın ki Türkiye’ye geldiğinde size ulaştıracak kişi Türkçe bilen birisi olacağından sıkıntı yaşamasın. 

Süreci hızlandırmak adına 

Bizim ABD ye gideceğimiz belli olduğunda hemen oradaki üniversite ile iletişime geçip DS-2019 formunu doldurmamız için bize göndermelerini talep etmedik çünkü bu formdan haberdar değildik. E hadi artık soralım bakalım neler gerekiyor diyerek iletişim kurduğumuzda öğrendik ki bu da Ekim ayının sonlarıydı sanırım. Bu yazıyı okuduğunuza göre siz aynı hataya düşmezsiniz diye düşünüyorum.

Daha randevuya gitmedik, gelişmeleri aktaracağım, bekleyin.

Randevu sonra teslim alma sürecinde neler olduğunu merak ediyorsanız linkten diğer yazıya bakabilirsiniz.

GoPro mu? Yoksa F68 mi ?

actioncam

GoPro ya o kadar bütçe ayırmak istemiyorsanız benim gibi, iyi bir alternatif olabilir F68 sizin için.

2016 mayıs ayı. Tatile çıkmak için uzun bir zaman var, hatta insanlar ilk tatillerine başladılar bile fakat benim için Ağustos’u beklemekten başka çare yok çünkü çalışma takvimim bunu gerektiriyor.

Dört bir yanda su altında çekilen fotoğraflar, instagram hesaplarında facebooklarda geziyor. Bir önceki sene de arkadaşlarımla yaptığımız tatilde aksiyon kamera sayesinde yaptığımız şaklabanlıkların haddi hesabı yok. Yok efendim hızlı video çekiyormuş, yok su altında çekiyormuş, şöyle poz verelim böyle poz verelim derken sanırım 15 GB lık çekim yapmıştık. Böyle bir yaşanmışlık da var cepte, yani demem o ki o aksiyon kamera alınacak kıvamına geldim ve kendi kendime dedim ki madem gidemiyorum en azından tatilin hazırlığını yapayım.

Araştırmaya başladım seçeneklerimi, tabii ki herhangi bir teknoloji markete gidip gözüme en güzel görüneni almayı ben de isterdim ama, hem yıllardır  memur çocuğu olmanın verdiği ekonomik hareket etme bağımlılığı hem de Türkiye’de teknolojinin çok pahalı olmasından dolayı “önce bir internetten bakayım neler var” dedim ufak ufak bakmaya başladım.

Aksiyon kamerası terimini hayatımıza sokan GoPro markasının kalitesine sözüm yok fakat fiyatları malum. Ne kadar kullacağım? Sıkılıp bir kenara mı atacağım? gibi sorulara sahipken büyük bir yatırım yapmak istemedim dolayısıyla bu markayı elemiş oldum.

Piyasada bir çok seçenek mevcut. Hatta her köşe başında bir mağazası olan o meşhur ekonomi dostu marketlerin “aktüel ürünler” i arasında bile görebiliyorsunuz bu aletleri.

http://www.arac-kamera.com/ web sitesine denk gelmem bu araştırma işini hızlandırdı. Sitenin sahibi Aykut bey, kameralara olan merakını ve araştırmalarını diğer insanlarla paylaşıyor. Çok detaylı ve kullanıcı gözünden yaptığı incelemeler hangi ürünün sizin ihtiyacınız olduğuna karar vermenize yardımcı oluyor.

Siteyi inceledikten sonra aşağıda linkini verdiğim kamera F68’i Aliexpressten aldım. Bu kamerayı seçememin nedenleri:

1-Bahsettiğim web sitesinde yapılan incelemede bu fiyat aralığındaki en iyi kamera olduğu bildirilmiş ve kullanıcılarının da şimdiye kadar şikayeti olmaması

2-Aynı özellikleri taşıdığı ifade edilen SJ5000x isimli kameranın fiyatının neredeyse yarısına bu kamerayı alabiliyor olmak

3- Youtube üzerinden izlediğim incelemelerdeki görüntü kalitesinin tatmin edici olması

İlk aklınıza gelen soru sanırım fiyattan dolayı gümrük problemleri. Aşağıdaki web sitesinde verilen bilgiyi de göreceksiniz kutu küçük olduğu için ve satıcılar ürünün fiyatını düşük yazdığı için problem yaşamıyorsunuz. En azından şimdiye kadar kimse yaşamamış. Aşağıdaki web sitesinden verilen güvenilir linkten almayı unutmayın çünkü aliexpresste bir çok satıcı bu ürünü satıyor olabilir.

İnceleme sayfasında yedek pil ve şarj cihazı için linkler de mevcut.

Ben bunlara ek olarak taşıma çantası, monopod (selfi çubuğu benzeri alet) suda batmasını engelleyen sarı şamandıraya benzeyen aparatı da aldım ve hepsi 2016 mayıs ayında 320 TL (82 dolar) ye mal olmuş oldu.

Sevdiğim özellikleri:

Neredeyse bütün özellikleri, fotoğraf/video kalitesi ve aksiyon kameradan bekleyebileceğiniz diğer bütün özellikler tatmin edici.

Sevmediğim özellikleri:

1- Cep telefonu uygulamasının kullanışsız olması. GoPro kullanan arkadaşım cep telefonunu kameraya WİFİ ile bağlayarak çok rahat bir şekilde fotoğraf çekme video çekme işlemlerini yapabiliyor fakat bu cihazı cep telefonu uygulamasıyla kontrol etmek üzere telefona bağladığınız zaman, kablosuz özelliğini kullandığı için pil  normalden daha hızlı tükeniyor ve telefon uygulaması yeterince kullanıcı dostu değil.

2- Menüsü daha kullanışlı olabilirdi. Bazı menülere ulaşmak zaman alabiliyor.

Bu eksi yönlerin olması ortalama 550 TL fiyatıyla sadece kamerayı alabildiğiniz GoPro yu daha iyi bir seçenek yapar mı? Bence yapmaz çünkü aradan yaklaşıp 400 TL lik bir farktan söz ediyoruz (sadece kamera almakla olmuyor, çantası aparatı o bu derken)

F68 Aksiyon kamera inceleme linki:

http://www.arac-kamera.com/f68-wifi-4k-aksiyon-kamerasi-novatek-96660/8511

Umarım aksiyon kamerası ihtiyacı olanlara bir nebze faydası olmuştur. Daha fazla detay ve sorularınız için lütfen yorum kısmına yazın.