Pcx 150 inceleme kullanıcı deneyimi

pcx150 inceleme
Eskişehir’den Ankara’ya dönüş yolu 2016

Pcx  150 inceleme yazdığınızda önünüze birden fazla yorum içeren yazı ve video çıkıyor. Çok adını duydunuz çok da incelemesi var ama hala emin olamadınız. Nmax daha mı iyi? Benzerlerinden hatrı sayılır seviyede pahalı, o kadar fazla vermeye gerek var mı? Yamaha delight mesela şirin bir motor neden onu düşünmeyeyim?

Konu motor olunca ve ilk olunca ve Türkiye’de olunca işler daha da zorlaşıyor. Araba almak daha kolay her ne kadar daha maliyetli olsa da. Çünkü en başta sizi motor sahibi olmaktan vazgeçirmeye çalışanlarla cebelleşiyorsunuz sonrasında, kültür yeterince oturmadığı için hangi tip motorun sizin için daha uygun olduğuna karar vermekte zorlanıyorsunuz ve en sonunda da ekipmana ayıracağınız bütçeyi görünce kafayı yiyecek gibi oluyorsunuz. (Ekipman konusu kullananların çoğu tarafından hala ciddiye alınmıyor ama ben aldığınızı düşünüyorum)

Öncelikle ehliyeti hallediyorsunuz. B sınıfı ehliyetiniz varsa çok problem yaşamadan alıyorsunuz. Sürecin detaylarını da şuradan öğrenebilirsiniz.

Hangi motor? Nasıl PCX e karar verdim ?

250 cc veya daha küçük bir motor alacağım kesinleşti çünkü ilk deneyimim olacak daha cüsseli ve hızlı bir motor benim için tehlike demek idi. Böyle olduğunu internetten biraz dolaşınca hemen anladım.

İlk motor da olsa ihtiyacınız az çok şekillendirecek bilgiye sahip olmanız iyi olur.

Sadece seyahat için ve şehir dışında mı kullanacaksınız, genellikle şehir içinde mi kullanacaksınız, 1. Önceliğiniz görüntü mü konfor mu hız mı ekonomi mi ya da bunların karışımı ve pek de net değil mi !! Şeklinde liste devam ediyor.

Benim motordan beklentim ise şöyle idi:

  • Bana problem çıkarmasın, kendini kanıtlamış olsun servis ve parça konusunda problem yaşamayayım.
  • Satmak istediğimde rahatça elden çıkarabileyim çünkü emin değilim bu işe devam edecek miyim yoksa bir heves alıp bıracak mıyım
  • Yakıt tüketimi makul seviyede olsun
  • En sonlara bıraktığım önceliğim de olsa görsel açıdan tatmin etsin.

Motor gücü olarak 125*150 cc bin benim için yeterli olduğuna karar verdim çünkü alabileceğim daha büyük motor 250cc idi en fazla ama o da bana biraz daha tork ve belki ortalama saatte 10-20km hız kazandıracaktı ama daha fazla tüketim demekti diğer yandan.

150 cc civarı motorlar ağırlık olarak yeni başlayan bir kullanıcı için çok da zorlayıcı değil. Çünkü motorda yeri geliyor ayaklarınız ile itiyorsunuz yeri geliyor elinizde ağırlığını kontrol etmeniz gerekiyor dolayısıyla motorun ağırlığı ve sizin deneyiminiz önemli. 150 cc yi üst limit olarak belirledim çünkü ortalama 100 km hızla gidebiliyorsunuz, bundan fazlası hem riskli hem de ihtiyacım değil. Çoğunlukla şehir içi kullanacağım için cc’nin düşük kalması hem ekonomik hem pratik açıdan benim için avantaj.

Facebook grupları, YouTube video karşılaştırmaları karıştırıp bloglar okuduktan sonra seçenekleri 2 ye indirdim. Honda Pcx 150 ve Yamaha Nmax 125. Ben 2. el almayı planladığım için bütçeden dolayı benim için biraz pahalı idi, ama eminim nmax de alsam pişman olmazdım, ben tercihimi Pcx 150’den yana kullandım.

Pcx 150 Kullanışlılık, konfor ve bakım vb.

Çoğunlukla şehir içinde kullanıyorum. Şehir içi kullanım için ideal, hareket kabiliyeti yüksek. 80-100 km hız civarında tatmin edici 100 km sonrası ivme biraz düşüyor zaten maksimum hız 110 bu boyutlarda bir motor içi yeter de artar bile.

Ankara’da kullanıyorum motoru yokuşlarda hiç sıkıntı yaşamıyorum sorunsuz kullanıyorum fakat ana yollarda, mesela Kızılay’dan Eryaman ya da Ümitköy e giderken 3 şeritli yollarda 110 yetmiyor çünkü bazen hızlı şerit değiştirmeniz gerekiyor, ya da sağ şerit daha tehlikeli olduğu için sol şeridi kullanmanız gerekebiliyor, rahat 120-140 civarını rahatlıkla yapabiliyor olsaydı geniş yollarda daha konforlu olabilirdi.

Pcx Konfor incelemesi

Tek kişi için kullanım muazzam, amortisörler yeterli fakat yolculuk süreniz 45 dk yı geçince başlayınca beliniz ağrımaya başlıyor. Bel için farklı çözümleri olan kullanıcılar var faydalı olabilir ama şehirler arası kullanımlar en çok yorulacak kısım bel olacaktır. Bu sınıfta önemli oran da fark yaratacak konfor sağlayan başka bir alternatif de olabilir mi çok kestiremiyorum. Diğer alternatifler de muhtemelen PCX’inkine benzer bir konfor sağlayacaklardır.

2 kişi binildiğinde arka teker tümseklerde çamurluğa değiyor amortisörlerin biraz daha yüksek olması iyi olabilirmiş. Arkada oturan kişi ile kullanan kişi arasında çok mesafe olmadığı için artçı bacaklarını açmak zorunda kalıyor bu durum da 30 dk sonra yorucu hale geliyor.

Pcx Bakımı

Düzenli bakımlarını yaptığınız zaman sıkıntı çıkartmayan bir motor. 4 bin ve 8 bin bakımlarını yaptırdım. 2 bakımda da yağ değişti ve 1. bakımda filtre değişti. 12 bin bakımında bir kaç değişimin daha yapılması gerekebileceğini söylemişti usta.

Kış aylarında 3 ay hiç açmadığım zamanlar oldu. Farklı motorlar kullananlar akü ile ilgili problem yaşadıklarını söylemişler internette, fakat ben tek marş denemesinde motoru çalıştırabildim. Başka bir nedenle 6 ay boyunca hiç çalıştırılmadı, yine aynı şekilde tek marşla motor ilk günkü gibi çalıştı. Aylarca kullanmasanız bile sıkıntı yaşamadan kullanmaya devam edebilirsiniz.

Pcx  150 Lastik deneyimi

Üzerinde gelen IRC lastikler ıslak zeminde başarısız zaten neredeyse tüm kullanıcılar değiştiriyorlar çoğunlukla Michael’ın City grip olmak üzere anlas vb markalar kullananlar var. Ben çoğunluğa uyup Michael’ın City Grip aldım.

Lastiklerden memnunum önceki lastiklere göre hissedilir bir fark var. IRC ile kullanmaya cesaret edemedim ama kullananlar da var. Eğer deneyimsiz bir sürücü iseniz lastik konusunda risk almayın derim.

Daha teknik incelemeleri aşağıda linkini verdiğim arkadaşlar yapmışlar sağolsunlar, benim derdim bu kadar tutkulu olmayan ama bir şekilde bu deneyimi yaşamak isteyen birisi olarak benzer durumu paylaşanlara bir fikir vermek

Honda Pcx İnceleme

Uzun Dönem Honda PCX 125 incelemesi

Ekipman konusu

Muallakta kaldığım başka bir konu daha. Bir çok yorum var ama tartışmaya açık olmayan bir kısım var ki ekipmanlar pahalı.

En temel olduğunu düşündüğüm Kask ceket dizlik eldiven alarak başladım işe.

Kask – HJC IS-17

HJC IS-17 modelini aldım satın aldığım Ankara’daki motorsiklet ekipmanları satan Mototan’ın yönlendirmesi ile. Çok popüler olmamış ama kaliteli mallar üreten bir marka olduğunu söylemişti aldıktan sonra fark ettim ki öyle imiş. Memnunum kasktan, konforlu, kışın buğulanma için buğu önleyicisi var, içindeki pedler çıkarılıp yıkanabiliyor. Başka kask denemediğim karşılaştırma yapamıyorum fakat, ses yalıtımı konusunda başarısız olduğunu söylüyor kullananlar, uzun yolda belki caydırıcı bir sebep olabilir.

Ceket

Alpine star aldım. Astarı çıkarılabilen 3 mevsimlik modelden aldım. Yazın kullanmak biraz zor olabilir sıcaktan dolayı ama diğer 3 mevsimde tatmin edici. Daha uygun fiyatlı seçenekler de vardı, onlar ne kadar verimli olur bilemiyorum fakat Alpinestar alanında iyi bir marka kalite olarak tatmin edici. 

Eldiven

Alpinestar markasının yazlık eldivenlerini aldım ve kışın ellerin üşüdü doğal olarak. Kışlık ihtiyacım var hala araştırıyorum. Isıtmalı eldivenler dışındakiler soğuğu çözemezler gibi bir yargıya varmak üzereyim. Paket servisi yapan arkadaşların kullandığı elcik kısmını saran içi yünlü kılıflar en kesin çözüm aslında. Yaptığım araştırmada ödediğini rakam ne kadar artarsa artsın elcik ısıtmayla desteklemediğiniz sürece yolculuğunuzun bir noktasında elleriniz üşümeye başlıyor.

Denemedim ama kanaatimce rüzgar kesici ya da elcik kılıfı ve ısıtmalı elcikler probleminizi kökten çözecektir

Dizlik

Prosev marka mafsallı dizlik kullanıyorum ama kışın bacaklar üşüdüğü için pantolon da aldım sonrasında.

Motorsiklet Pantolonu

Pantolon konusunda da bir süre araştırma yaptım, araştırmalarım da beni makul bir seçeneğe yönlendirdi. Pantolonu LBC marka yandan fermuarlı bir model aldım. Günlük kıyafet üstüne giyilebiliyor ve kabine ihtiyaç duymadan motorun yanında çıkarıp giyebiliyorum. Oldukça kullanışlı, dizlerinde ve bel kısımlarında koruma var, paçalardan rüzgar almıyor ama yağmurlu havada ağ kısmında su alıyor önlem almakta fayda var. Soğuk havalar için kapitone kumaştan iç astarı var. 5 derecelere kadar astara gerek kalmıyor, dolayısıyla çok da astar kullanma ihtiyacı hissetmedim.

Pantolonu bir süre ertelemiştim motoru aldıktan yaklaşık bir sene sonra aldım. Ankara’da kullandığım için pantolonsuz kullanabileceğim zaman haziran ağustos ayları. Bunun dışında kalan zamanlarda bacaklarımda serinliği hissediyordum. Keşke en baştan pantolonu da alsaydım diye düşünüyorum. İlerleyen yaşlardaki romatizma ve bacak problemlerine zemin hazırlamış olabilirim.

Güvenlik için aksiyon kamera

Trafikte ne zaman ne olacağı hiç belli olmuyor, özellikle motor kullanıyorsanız, kaska monte ederek kullandığım aksiyon kameranın detaylarına bu linkten ulaşabilirsiniz. F68 beğenerek kullandığım fiyat kalite performansı yüksek bir kamera.

Diğer detaylar

Kask içine balaklava, ayakkabı ve bel desteği almam gerekenler güvenlik için ve tabii ki eldiven.

Motor bir tutku olmazsa sadece ulaşım için tercih edilecek bir seçenek değil, zahmetli çünkü ekipman ı giyip çıkartmak ya da trafikteki stres ve risk yorucu. Özellikle kışın giyinip soyunmaktan yorulduğum zamanlar oluyor.

Sinemaya bedavadan biraz ucuza gitmek ! Sinemia

sinemia

“Boşver evde rahat rahat izleriz işte, mısır da patlatırım ben size”

“Trafik vardır şimdi, bilet sırası bekle filan, aman boşver gel evde kocaman tv var işte”

“Kişi başı 20 şerden 80 TL az para gel boşver evde izleyelim”

“sen bana filmin adını söyle indiririm ben onu hemen”

Yukarıdaki  cümleler başarıyla savdıysanız ve sinemaya gitmeye kararlıysanız ama aynı zamanda mevcut fırsatları da kullanarak sinema keyfine devam dediniz onun için bu yazıyı okuyorsunuz.

Her geçen gün her şey daha pahalı oluyor, sinema biletleri de bunlara dahil tabii ki. Sıktığımız kemerin ilk ilmeklerini de kültürel sosyal aktivitelerimiz içeriyor. Her ne kadar farkında olmasak da çoğu zaman aslında sosyal ihtiyaçlarımız da fiziksel ihtiyaçlarımız kadar önemli, belki de daha fazla.

Birazda okuyacaklarınız sinemada film izleme keyfini daha ekonomik hale getirmek için bir kaç tavsiye içeriyor. “Altı üstü 2 sinema bileti değil mi” ne olacak diyorsanız bu yazı size göre değil, buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler.

Sinema keyfine devam etmek isteyen ama daha az bütçe ayırarak yapmak isteyenlere bir kaç tavsiyem olacak.

1-Sinemia

Hakkında bir çok şikayet olan ekşi sözlükte sayfalarca problem yaşayan insanları yazılarını okuyabileceğiniz uygulama. Temel mantığı aylık üyelik üzerinden seçtiğiniz paketi istediğiniz sinemada istediğiniz zaman kullanabilmeniz üzerine kurulu.

Önce sinemia web sitesinden üye oluyorsunuz, ödemenizi yapıyorsunuz. Sonra size sinemia kartınızı gönderiyorlar. Teslim aldığınız tarih itibariyle üyeliğiniz başlıyor ve kullanıma hazır.

Ben ayda 3 sinema paketini Enpara’nın kampanyası ile 14.99 TL ye almıştım. Web sitesine girdiğinizde bu paketi 1 aylık olarak aldığınızda 36 TL olarak gösteriyor ama inanmayın.

Ben web sitesine girdiğim ve kullandığım için bana google sinemia reklamları gösteriyor ve o reklamlarda 21 TL ye ayda 3 sinema paketi alabiliyorsunuz. Siz de üye olup bir iki kez giriş çıkış yaparsanız sanırım 1 hafta içerisinde size de aynı reklamlar gelecektir, onlardan birisine tıkladığınızda 3 filmi 21 TL ye izlemiş olacaksınız. Ya da enpara müşterisi iseniz ayda 18,99 TL ye 30 Eylül 2018’e kadar ayda 3 film izleyebilirsiniz. Detaylar burada

Peki Nasıl Sinemia kullanmak zor mu ?

İki seçeneğiniz var bilet almak için

1- Telefonunuzda uygulamayı açıp gerekli işlemleri sinemaya yakın bir yerde yapıyorsunuz(GPS’ten algılıyor) ve sinemia kartınız herhangi bir kredi kartı gibi gişe görevlisine verip koltuğunuzu gişeden seçip ödemeyi yapıyorsunuz.

2- İleri tarihli bilet alma: Ben bu seçeneği kullanmayı 1 kere denedim ama başarılı olamadım. Sanırım ayda bir kez ertesi gün veya sonrasına bilet alabiliyorsunuz bu yöntemle. Uygulamadan seçtiğinizde kredi kartı gibi kullanarak biletin satıldığı web sitesinden ödemenizi yapıp satın alıyorsunuz.

Sinemia dikkat edilmesi gerekenler

1-Ödeme bilgilerinizi sisteme girdiğinizde otomatik ödeme talimatı vermiş oluyorsunuz. Siz iptal etmediğiniz sürece her ay paket ücreti kartınızadan çekilecektir. Kullanmayı bıraktığınızda iptal etmeyi de unutmayın:)

2-Diyelim ki paketiniz 30 unda bitiyor ve siz sonraki ay kullanmak istemiyorsunuz. İptal etmek için son günü beklemenize gerek yok. 20 sinde iptal etseniz bile kalan son 10 gündeki haklarınızı kullanabiliyorsunuz.

2- Sinemaların Halk Günleri & Cinemaximum ilk seans 

Bu seçenek kullanması en kolay olanlardan. Sadece gideceğiniz sinemanın halk gününü  öğrenmeniz yeterli. Sanırım kullanması kolay olduğu için de faydalandığınız indirim ikna edici değil genelde.  Çoğunlukla salı ya da çarşamba günleri tercih edilir. Gişeyi arayıp detaylı bilgi alabilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse Cinemaximum salonlarında izlemeyi planlıyorsanız o gün çarşamba. Büyük şehirlerde fiyatları 20 TL civarında iken çarşamba günü 7-14 TL arasında değişen fiyatları olduğunu öğreniyoruz açılan sayfadan. (mayıs 2018 itibari ile)

Cinemaximum sinemalarında izlemek istediğiniz filmin o günkü ilk seansına biletinizi maximum kredi kartı ya da iş bankası banka kartı ile alırsanız 8 TL ye alabiliyorsunuz (3D filmler dahil) detaylı bilgi burada

Hafta sonu avmlerin kalabalıklığını düşünürsek ilk seans haftasonunu daha uzun geçirmek ve indirimli bilet almak için iyi bir fırsat olabilir.

3-Son dakika indirimleri

Bu akşam film izlemeye gideceksiniz. Karnınız da hafif aç gibi ve fast food yemeyi tercih etme ihtimaliniz var ve gittiğiniz sinema avm içerisinde ise bilet almadan önce yemek bölümünü şöyle bir turlayın. Bazı zincir fast food markaları alışveriş yaptığınızda sinema biletini %50 lere varan indirimlerle satabiliyorlar. Biz bileti aldıktan sonra yemek almıştık, pek hoş olmamıştı. Cinemaximumlarda 22.99 olan bileti avm süpermarketinden (macro center-migros club kart olması gerekiyor) 15 TL ye aldık 10 TL lik market alışverişi ile 2 bileti indirimli alabiliyorsunuz.

Sinemadan değil de başka yerden bilet almak pek alışık olmadığım bir durum ama ikna edici teklifler olabilir. Hepsiburada.com’da benzinliklerde ya da zincir marketlerde indirimli biletler olabiliyor. Gittiğiniz sinemanın bulunduğu avmde bir süpermarket var ise kısa bir ziyaret hem paket mısır ve içeceklerden hem de biletlerden kar etmenize yardımcı olabilir. Patlamış mısır+kola için bir bilet parasından fazla para vermek rahatsız edici.

4- GSM Operatörleri Kampanyaları

Türkiyede hizmet veren 3 büyük operatör Turkcell, Türk telekom ve Vodafone un farklı üyelik klüpleri var ve bu klüplere üye olan müşterilerine güzellik yapıyorlar. Bu kampanyalardan yararlanmak için şifre ve şifrenin verildiği telefon numarasını bilmeniz yeterli, size ait olması şart değil, hatta telefon yanınızda olmasa bile olur. Bazılarında şifre uygulama ile alınıyor

Turkcell

Mayıs 2018 itibariyle web sitelerinde platinum üyelere pazar günleri 1 bilet alana 1 bilet bedava kampanyası detayları var. 31 Mayıs’ta bitiyormuş. Önceki kampanyalarında Genç Turkcell klübüne üye olan herkes aldıkları şifre ile Pazartesi ve Perşembe günleri 1 bilet aldıklarında 2. sini ücretsiz alabiliyorlardı.

Türk Telekom

Dönem dönem kampanyaları oluyor fakat kullanımı kolay ve devamlılığı olan bir kampanya hatırlamıyorum. Gençlik kulübü SELFY i takip etmekte fayda var.

Vodafone

Freezone

Hala devam ettiğine göre devamlılığı en yüksek seçenek bu olabilir bu kategoride. Freezone klübüne üye iseniz pazartesi-perşembe günleri 1. bileti alana 2. bilet bedava. Kullanmak için telefon numarası ve şifreyi kasaya iletmeniz yeterli. Arkadaşınızdan da alabilirsiniz.

Detaylı bilgi için link  burada

RED

Vodafone un diğer seçeneği. RED tarifelerinden birisini kullanıyorsanız (bazı tarifeler) Pazartesi, Perşembe, Cuma ve Pazar Günleri 1 bilet alana 2. bilet bedava oluyor. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Vodafone’un kamapanyası bütün sinemalarda geçerli değil dolayısıyla bulunduğunuz yerdeki sinemaları ilgili kampanyanın listesinden kontrol etmelisiniz.

Kabin Boy Valiz Nereden Alınır ?

Benim için satın alması zor olan başka bir ürün grubu: Valiz/Bavul

Elektronik bir eşya almak istediğinizde bir çok kullanıcı yorumu karşılaştırma videosu bulabiliyorsunu fakat valiz almak isterseniz nereden referans alabileceğinizi kestiremiyorsunuz.  İnternette yaptığım ufak çaplı araştırmalarda genel olarak beni herhangi bir markaya/ürüne yönlendirebilecek bir veriye ulaşamadım. Her şeyi satan internete mağazalarındaki kullanıcı yorumlarına ve bir kaç gezginin valiz yapma tavsiyelerine ulaşabildim o kadar. Bir kaç avm gezdim. Avm’lerde seçenekler şöyle:

1- Boyner vb çoklu ürün grubu içeren mağazalardaki valiz köşesi: Temel olarak Pierre Cardin ve American Tourister markalarını görüyorsunuz. Malzeme kalitesi olarak Pierre Cardin tatmin ediyor ama ürünlerin fiyatları biraz yüksek kaliyor (kabin boy valiz ortalama 300 TL)

2- Sadece çanta satan ve ürünlerine güvenen markalar:

  • Samsonite; kabin boy valizler ortalama 500 TL den başlıyor.
  • Tergan; Yılbaşı kampanyasıyla kabin boy valiz 600 küsür TL den 486 TL ye düşmüş. Terganın malzeme kalitesi Samsonite’a rakip olur hatta eline su bile döker bence.

3- Çantayı başka bir yerlere yaptırıp üstüne markasını basan markalar: bu kategoriye hiç girmiyorum zaten bu tip valizler 50 metreden öteden kendisini belli ediyorlar.(90 TL den başlıyor kabin boy valizler)

4- Büyük marketlerin valiz reyonları: Migros ve Carrefour’un valiz reyonları uygun fiyatlı valiz almak istiyorsanız seçenekleriniz arasında olabilir, malzeme kalitesi piyasada görebileceğiniz en uygun fiyatlı ürünlerin belki bir seviye üstü olabilir gördüğüm kadarıyla fakat deneyime dayalı bir yorum yapamayacağım. (Kabin boy valizler 100-150 TL civarı)

Yukarıdaki seçenekler dışında bulunduğunuz şehirdeki en işlek bölgede bir kaç dükkan gezerseniz ya da internette her şeyi satan web sitelerine bakarsanız  karşınıza muhtemelen TUTQN, BBS ve My Valice markaları çıkacaktır kabin boy valiz fiyatları ortalama 80 TL den başlıyor. Ben TUTQN ve BBS markalarını yakında gördüm belki verilen paraya göre tatmin edicidir fakat benim için yeterli seviyede değildi kalitesi.

Peki nereden almak daha iyi bir seçenek ?

İnternette farklı anahtar kelimeleri kullanarak yaptığım aramalarda Ankara Ulus’ta Çantacılar Sokak olduğunu keşfettim. 12 yıldır Ankara’da yaşayan birisi olarak bu sokağı yeni öğrenmek benim için şaşırtıcı oldu. 1980 öncesi doğmuş ve hayatını Ankara’da geçirmiş olanların çocukluk/gençlik dönemlerinde alışveriş yapabileceği tek mekan olan Ulus çarşısı ve civarı  her ne kadar o zamanlar alternatifsiz olsa da artık çoğu insan ya bilmiyor ya da gitmeyi tercih etmiyor.

 

ulusmetroçantacısokakÇantacılar sokak haritadan ve fotoğraflardan göründüğü üzere çok uzun bir sokak değil. Sokak başından sonuna kadar çanta&valiz dükkanlarıyla dolu. Bazıları sadece satış yaparken bazıları tamirat hizmeti de veriyor.

Sanırım 10 tane dükkana girdim bi sürü valiz markası ve modeli gördüm. Esnafla konuşurken öğrendiğim kadarıyla bu sokaktaki dükkanlar aslında çoğunlukla toptancı ve eskiden perakende satış yapmıyorlarmış fakat şartlar ağırlaşınca perakende satıştan kaçamamışlar.

Ben kabin boy valizlere baktım benim gözüme çarpan 2 marka oldu NK ve MCS.

 

NK İzmir’de üretilen bir marka, çok fazla modeli var fiyat kalite performansı tatmin edici düzeyde. İki adet kabin boy için nakit alımda 300 TL fiyat almıştım Sarrach dükkanının sağ alt çaprazında karşıda kalan dükkanda.

 

MCS İstanbul markası. NK’den daha popüler bir marka sanırım, bir kaç kişiden daha duymuştum ve görsel hafızamda da yer etmiş sanırım. İki adet MCS kabin boy valizi 350 TL ye aldım.

Neden MCS yi tercih ettim?

Tekerlekleri plastik değil metal ve daha kullanışlı geldi. Üst kısmında bulunan kaldırma sapı kendi kumaşında üretilmiş NK ninki ise plastik sap olarak üretilmiş. Asıl ikna edici kısım benim için tekerlekler idi. ama aradaki 50 TL lik fark düşünülürse NK de tercih edilebilir.

 

 

 

 

 

 

Girdiğim bütün dükkanlardaki esnaflar ilgiyle karşıladı ve neredeyse hepsi güven verdi ama ben bu dükkanı tamamen hissiyatıma bağlı olarak tercih ettim.

Size tavsiyem gidin sokaktaki bütün dükkanları gezin ve hoşunuza giden yerden istediğiniz markayı satın alın. Bu sokakta satılan çantaları internette de bulabilirsiniz fakat web sitelerindeki fotoğraflar yanıltıcı olabiliyor ve sonrasında kargo işlemleri ile uğraşıyorsunuz. Bu sokaktaki bütün esnaflar arıza durumunda ücretsiz tamir edeceklerini söylediler bu da bir avantaj olabilir web siteleri ile karşılaştırdığımızda. Nakit alışveriş yapmanız pazarlık yapmanıza yardımcı olabilir.

Pazar günleri de bir çok mağaza açık sanırım ve araç ile sokağa girebiliyorsunuz. Diğer günlerde araç ile giriş yasak, belki gideceğiniz gün tercihinizi etkiler.

Eğer bu yazıyı Ankara dışından bir yerde okuyorsanız aldığım çantaların ürün kodları “V085 Düz Kumaş Lüx Set” kırmızı olan sanırım diğeri de V07…. gibi br kod idi. N11 gittigidiyor vb sitelerde aynı ürünler var. Bu kodları takip ederseniz aynı ürünleri internetten de alabilirsiniz.

çantatamir

Evdekileri tamir ettirmek istersek ?

Çantacılar sokakta da bir çok tamirci var fakat ben kızılayda bir tamiciye 2 adet orta boy valizimi tamir ettirdim. Çekçek mekanizması değişti ikisinin de. Malzeme kalitesinden ve işçiliğinden memnun kaldım.

Valizinizi götürmeden önce fotoğrafını çekip whatsapp üzerinden fotoğraf göndererek fiyat alabiliyorsunuz. Bir adet valizin çekçek mekanizmasının değişimi için 40 TL ödedim.

En iyi termos bardak hangisi ?

termos inceleme

27 Ocak 2019 tarihinde güncellenmiştir.

  • Uzun toplantılar
  • sonu gelmeyen mesailer,
  • iş yerinde yapılan kahve benzeri içeçeklerin verdiği mutsuzluk,
  • dakikalarca devam eden trafik ve soğumuş kahve
  • her gün kahvecilerden alındığında bütçede yer kaplayan kahve masrafı

Veee artık buna dur demenin zamanı geldi dediniz. Termos bardaklar benim problemimi çözer mi diye düşünmeye başladınız yeni dönem zincir-züccaciyelere baktınız, fahiş fiyatlara satılan ne olduğu belli olmayan termos bardaklara baktınız ama karar veremediniz.

Eğer yukarıda bahsi geçen durumlardan en az birini veya benzerini deneyimlediyseniz birazdan okuyacaklarınızın bu probleminizi çözme konusunda size yardımcı olmasını umuyorum.

Alışveriş yaparken bir çok ürün grubunda olduğu gibi termos bardak konusunda bir müşteri olarak kendimi güvensiz hissettim, çünkü ne avm’lerde bunları satanlar çok bilgi sahibi ne de sattıkları ürünler güven veriyor. Kahve zincirleri de toplu olarak satın aldıkları bardaklara kendi logolarını basıp satıyorlar, dolayısıyla orada da beklentimi karşılayamıyorum.  Ben de stanley, thermos, starbucks markaları ve markasız bir termosu bir araya getirip elimden geldiğince almayı düşünenlere yardımcı olacak şekilde incelemeye çalıştım.

Okumaya zamanı olmayanlar için aşağıdaki tablo faydalı olabilir.

termos inceleme karşılaştırma

 

Stanley One Hand Mug

stanley termos

Marka 1913’ten beri termos üretiyor ve ömür boyu garanti vermesiyle ürününe ne kadar günvendiğini gösteriyor. Ben 1.9 LT olanını da kullanıyorum. Gerçekten malzeme kalitesi ve söz verdiğini gerçekleştirmesi muhteşem. Bu incelediğimiz ürün de söz verildiği gibi 7 saat sıcak tutuyor içeceğinizi.

Ödünç aldığım arkadaşım sabah 8 de demlediği kahvesini öğleden sonra saat 3 te rahatlıkla içebildiğini söylüyor.

Teknik bilgi

Çift duvar yalıtımlı yapısı ile içeceklerinizin 7 saate kadar sıcak ve soğuk kalmasını sağlar. Buzlu içeceklerinizi ise 30 saat kadar muhafaza eder. Tek el ile kullanılabilir. Standart araç bardak tutucuları ile uyumludur. Demonte kapağı sayesinde bulaşık makinesinde yıkamaya uygundur.(bence yıkamayın:))

SONUÇ

Malzeme kalitesi ve ömür boyu garantisi olması ve karizmatik dizaynı ile Stanley tercih edilesi bir seçenek, kullanmamak için olumsuz bir özelliğini yok bana göre

Thermos Stainless King

Bu ürünü tercih etmemin nedeni amazon.com daki kullanıcı yorumları. 7239 oy kullanılmış ve %75 i 5 yıldız vermiş. Termos kelimesinin mucidi olmaları ve 1904’ten beri bu işi yapıyor olmaları “tabii ki Thermos’u alıyorum” cümlesini kurmama yetti.

Artıları

Tek elle tutma konusunda başarılı, hoş bir dizaynı var. Sızdırmazlık konusunda güven veriyor, kapağı hemen altında bulunan kanca, poşet içeçek sevenlerin hayatını kolaylaştırmak için düşünülmüş ince bir detay.

Söz verildiği gibi 7 saat sıcak tutabiliyor. 18 saat soğuk tutabildiği yazılmış, fakat denemedim.

Marka güvenirliği: Biraz araştırırsanız sektörün öncüsü olduğunu ve insanların memnuniyetle kullandıklarını görebilirsiniz.

Eksileri:Rakiplerine göre biraz daha pahalı. Stanley’den 5 dolar. Diğer bir başarılı marka Contigo dan 2-3 dolar.

Dış yüzeyinde hafiften soyunalar başladı sayılır (5 ay civarı oldu), makineye atsam bu süreç daha hızlı olacakmış gibi geldi. Stanley dış kaplama konusunda daha başarılı sanırım, biraz daha fazla güven verdi. Stanley ile karşılaştırdığımda daha hassas bir dış yüzeyi var. Masadan düşmelerde 1-2 ezilmeler meydana geldi.

Starbucks

Görüntü olarak yeterince ikna edici. Çizgilerinin diğer seçeneklere göre daha modern  olduğu ve göze hoş geldiğini kabul etmek lazım. Üzerinde bilinen bir markanın yazması ve tanıdık olması özellikle Starbucks severler için etkili olabilir. İnternette yaptığım araştırmada bu termos bardakların nerede nasıl üretildiğine dair net bir bilgiye ulaşamadım, burada tek referansımız Starbucks markası olmuş oluyor, kendi web sitelerinde de termos bardaklarla ilgili bir bilgiye ulaşamadım.

Kullanıcı değerlendirmesi:

İçimi güzel yani ağzı yakmıyor içerken, hoş tasarlanmış. Rengi ve şekli güzel. Fiyatı pahalı 60 lira, ama içi çelik sağlıklı geliyor, kısa süreli kullanımlar için ihtiyacı karşılıyor.

Eğer kargo araştırma model belirleme gibi detaylarla uğraşmak istemiyorsanız ve zaten 2 saat içerisinde içiyorsanız içeçeğinizi bu ürün sizin için uygun olabilir ya da starbucks’ın diğer ürünlerini de değerlendirebilirsiniz. Genel olarak benzer performansları olacağını düşünüyorum.

Stanley ve Thermos’a göre daha basit bir kapağı var. Ayrılabilen parçası yok. Parçalarla uğraşmamak ve kolayca yıkayabilmek için bir avantaj olarak görülebilir.

Markasız Termos

Bu ürünü sanırım 2008 yılında Koçtaş’tan almıştım. Bir kaç kez kullandım ve bu testi yapana kadar bu kadar sıcak tutacağını düşünmüyordum. Çantada taşırken iç kapağının bir kaç damla sızdırdığını farketmiştim dolayısıyla sızdırmazlık konusunda pek güven vermiyor. Bir poşetle kendimi güvene alma ihtiyacı hissetmiştim son kullanımlarımda. Bu ürün kategori olarak diğerlerinden farklı bir yerde tutulabilir çünkü içmek için kapağına ya da başka bir bardağa dökmeniz gerekiyor, diğer 3 bardakta olduğu gibi tek harekette içemiyorsunuz.

termos_inceleme

Sonuç

Bu ürün hakkındaki bilgi markasız ürünler hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı olabilir. Devamlı kullanıp kullanmayacağınızı görmek istiyorsanız fiyatından dolayı böyle bir ürünle başlamak bir seçenek olabilir. Kapasitesi bence yeterli değil. 473 ml duruma göre iki kişiye bile yetebilir fakat 350 ml bana göre az.

Haziran 2018 deneyim eklemesi

Stanley markasının 473 ve 591 ml boyutunda olan “one hand mug” olarak bilinen modellerini kullanmaya başladım. Gerçekten tek el ile mandalı açıp yudumu alıp bırakıyorsunuz. Thermos markası pratiklik konusunda sınıfta kalır bu açıdan. Stanley ile yudumlamak Thermos’a göre bana daha kolay geldi.

Hem fiyat hem pratiklik hem karizma sonuç Stanley,

Gözünüz kapalı alın, sonraki jenerasyona miras bırakın.

Atladığım bilgiler veya merak ettikleriniz için lütfen yorum bırakın, afiyetle için 🙂

GoPro mu F68 mi ? İnceleme-deneyim

aksiyon kamera inceleme

Aksiyon kamera sahib olmaya hazırlık

GoPro ya o kadar bütçe ayırmak istemiyorsanız benim gibi, iyi bir alternatif olabilir F68 sizin için.

2016 mayıs ayı. Tatile çıkmak için uzun bir zaman var, hatta insanlar ilk tatillerine başladılar bile fakat benim için Ağustos’u beklemekten başka çare yok çünkü çalışma takvimim bunu gerektiriyor.

Dört bir yanda su altında çekilen fotoğraflar, instagram hesaplarında facebooklarda geziyor. Bir önceki sene de arkadaşlarımla yaptığımız tatilde aksiyon kamera sayesinde yaptığımız şaklabanlıkların haddi hesabı yok. Yok efendim hızlı video çekiyormuş, yok su altında çekiyormuş, şöyle poz verelim böyle poz verelim derken sanırım 15 GB lık çekim yapmıştık. Böyle bir yaşanmışlık da var cepte, yani demem o ki o aksiyon kamera alınacak kıvamına geldim ve kendi kendime dedim ki madem gidemiyorum en azından tatilin hazırlığını yapayım.

Araştırmaya başladım seçeneklerimi, tabii ki herhangi bir teknoloji markete gidip gözüme en güzel görüneni almayı ben de isterdim ama, hem yıllardır  memur çocuğu olmanın verdiği ekonomik hareket etme bağımlılığı hem de Türkiye’de teknolojinin çok pahalı olmasından dolayı “önce bir internetten bakayım neler var” dedim ufak ufak bakmaya başladım.

İnternet araştırması

Aksiyon kamerası terimini hayatımıza sokan GoPro markasının kalitesine sözüm yok fakat fiyatları malum. Ne kadar kullacağım? Sıkılıp bir kenara mı atacağım? gibi sorulara sahipken büyük bir yatırım yapmak istemedim dolayısıyla bu markayı elemiş oldum.

Piyasada bir çok seçenek mevcut. Hatta her köşe başında bir mağazası olan o meşhur ekonomi dostu marketlerin “aktüel ürünler” i arasında bile görebiliyorsunuz bu aletleri.

http://www.arac-kamera.com/ web sitesine denk gelmem bu araştırma işini hızlandırdı. Sitenin sahibi Aykut bey, kameralara olan merakını ve araştırmalarını diğer insanlarla paylaşıyor. Çok detaylı ve kullanıcı gözünden yaptığı incelemeler hangi ürünün sizin ihtiyacınız olduğuna karar vermenize yardımcı oluyor.

Siteyi inceledikten sonra aşağıda linkini verdiğim kamera F68’i Aliexpressten aldım.

Bu kamerayı seçememin nedenleri:

1-Bahsettiğim web sitesinde yapılan incelemede bu fiyat aralığındaki en iyi kamera olduğu bildirilmiş ve kullanıcılarının da şimdiye kadar şikayeti olmaması

2-Aynı özellikleri taşıdığı ifade edilen SJ5000x isimli kameranın fiyatının neredeyse yarısına bu kamerayı alabiliyor olmak

3- Youtube üzerinden izlediğim incelemelerdeki görüntü kalitesinin tatmin edici olması

Gümrük problemleri – Ocak 2019 güncellemesi

GÜmrük limitleri 2018 itibariyle 22 euro ya düşürüldü. 2019 da bazı vergileri de eklediler. Aldığınız ürün 22 euro’nun altında olsa bile gümrüğe takılabiliyor. Genelde satış yapanlar Türkiyedeki durumu bildikleri için düşük yazıyor fiyatları ama görevliler de yemiyor bu rakamları. Bazen gümrüğe sunma ücreti olan 5 TL ile kurtarabiliyorsunuz bazen de gereksiz ödemeler yapabiliiyorsunuz.

Banggood (aliexpress’in rakibi ) Turkey direct mail kargo seçeneği seçildiğinde gümrük vergilerini ödemeyi üstleniyor.

Kamera rehberi sitesi sahibi Aykut bey sağolsun nasıl alışveriş yapılır’ı açıklamış

Banggood alışveriş rehberi

İnceleme sayfasında yedek pil ve şarj cihazı için linkler de mevcut.

Ben bunlara ek olarak taşıma çantası, monopod (selfi çubuğu benzeri alet) suda batmasını engelleyen sarı şamandıraya benzeyen aparatı da aldım ve hepsi 2016 mayıs ayında 320 TL (82 dolar) ye mal olmuş oldu.

Sevdiğim özellikleri:

Neredeyse bütün özellikleri, fotoğraf/video kalitesi ve aksiyon kameradan bekleyebileceğiniz diğer bütün özellikler tatmin edici.

Sevmediğim özellikleri:

1- Cep telefonu uygulamasının kullanışsız olması. GoPro kullanan arkadaşım cep telefonunu kameraya WİFİ ile bağlayarak çok rahat bir şekilde fotoğraf çekme video çekme işlemlerini yapabiliyor fakat bu cihazı cep telefonu uygulamasıyla kontrol etmek üzere telefona bağladığınız zaman, kablosuz özelliğini kullandığı için pil  normalden daha hızlı tükeniyor ve telefon uygulaması yeterince kullanıcı dostu değil.

2- Menüsü daha kullanışlı olabilirdi. Bazı menülere ulaşmak zaman alabiliyor.

Bu eksi yönlerin olması ortalama 550 TL fiyatıyla sadece kamerayı alabildiğiniz GoPro yu daha iyi bir seçenek yapar mı? Bence yapmaz çünkü aradan yaklaşıp 400 TL lik bir farktan söz ediyoruz (sadece kamera almakla olmuyor, çantası aparatı o bu derken)

F68 Aksiyon kamera inceleme linki:

Umarım aksiyon kamerası ihtiyacı olanlara bir nebze faydası olmuştur. Daha fazla detay ve sorularınız için lütfen yorum kısmına yazın.