Amerika’ya giderken nelere dikkat etmelisin?

Mesafe ve kalınacak süre uzayıp gidilecek ülke ABD olunca ister istemez insanda bir gerginlik vücut buluyor. Ne götürebilirim yanımda ne kadar götürebilirim, bunu kabul ederler mi? Orada var mıdır Varsa da pahalı mıdır ? Bir sürü gerekli gereksiz soru arka arkaya sıralanıyor.

Bu kısımda takıldığım gereksiz detaylar umarım, yolculuğunuzun kuş tüyü hafifliğinde geçmesine yardımcı olur. Valiz hazırlığı, kabin valizi detayları, biletler ve yanınızdan ayırmamanız gereken formlar…

Biletler ve dikkat edilecekler

Gidiş dönüş aldıysanız biletinizi özellikleri dönüş biletinizi uçuş gününüzden 1 hafta önce kontrol edin. Acentadan aldıysanız, firmanın uçuş ile ilgili değişiklikleri size bildirememe ihtimali yüksek.

Deneyimim

Dönüş biletimizi gidiş bileti ile aldık ve 6 ay sonra geri dönecektik. Dönüş gününe kadar da uçuşu kontrol etmedik. Havalimanına vardığımızda fark ettik ki uçuş değiştirilmiş ama bize haber veren olmadı. Neyse ki başka bir uçuş ile Almanya aktarmamıza yetişebildik.

Biletimizi Lufthansa’dan almıştık ama uçuşu United Airlines gerçekleştiriyordu. Biz Lufthansa ile iletişim kurmaya çalıştık ama boşuna vakit kaybettik. Bütün sorun ve problemlerinizle uçuşu gerçekleştiren firma ilgilenmek zorunda. Uçuşu gerçekleştiren United Airlines görevlileri Lufthansa ile görüşmemizi söylediler.

Tavsiyem

Dönüş biletinizi de gidiş biletinizle beraber alıyorsanız, uçuş gününüze 1 hafta kala uçuşunuzu kontrol edin. Uçuşunuz ile ilgili tüm problemlerinizle uçuşu gerçekleştiren firma ilgilenmek zorunda biletiniz başka firmadan olsa bile. Bazen görevliler yanlış yönlendirebiliyorlar.

Gidiş-hazırlık

BAVUL-VALİZ hazırlığı

İdeal

Bileti aldığınız firmanın kurallarına uyun. Hem bavul başına ne kadar olmalı hem kabine neler alınabilir vb.

Örneğin; Toplamda kişi başı 46 kilo hakkınız var diyelim. Parça başı 23 kiloyu geçmemeniz gerekiyor. Tek bavul alırım 45 kilo yaparım derseniz sıkıntı yaşayabilirsiniz. Türkiye’den çıkışlarda problem yaşama olasılığınız daha düşük olsa da dönüşte 1 kilo bile problem olabiliyor.

Deneyimim

Ben giderken kilo konusunda problem yaşamadım, kabine aldığım valizleri tartmadılar. Kabine 1 tekerlekli standart “kabinboy olarak bilinen valizlerden, 1 adet sırt çantası ve bir bağlama (müzik aleti) aldım. Giderken hiç problem yaşamadım. Kabin valizlerini ve sırt çantasını tartmıyorlar. Hem gidişte hem dönüşte onların ağırlıklarını kontrol etmediler. Ama kural olarak 2 parça hakkınız var. Bir tane el çantası/sırt çantası bir tane de kabin valizi alabilirsiniz.

Dönüşte büyük valizlerin ağırlıklarını ayarlayamadığımız için bazı eşyalarımızı kabin valizlerini sıkıştırmak zorunda kaldık. 2 aktarmalı bir dönüş yolculuğu idi. Kabin valizlerini genişleterek eşyalarımız sıkıştırabildik fakat bu sefer kafa üstü dolaplara sığdırmakta zorlandık.

Aktarmalar esnasında tekrardan güvenlik kontrolünden geçmiyorsunuz. Büyük ihtimalle uçaktan indiğiniz terminalden çıkmadan diğer uçağa geçeceksiniz.

Tavsiyem

1- Önden binin: Uçağa ön sıralarda binerseniz hepsini aynı yere koyabilirsiniz, boş bagaj yeri aramak zorunda kalmazsınız.

2- İyi hesaplayın ağırlıkları: Kilo konusunda probleminiz var ise, ağır ama az yer kaplayan eşyaları kabin kısmına aktarın.

3- Hazırlıklı olun: Son dakika süprizleri için valizlerinizin en üst kısmına büyük 1-2 tane poşet veya sırt çantası ya da bez çanta koyun, muhtemel hesap hatalarına karşı son dakika düzenlemeleri yapabilirsiniz kolaylıkla.

4- Değersizler en son: Gözden çıkarabileceğiniz en eski ve değersiz eşyalarınızı en son koyun valize ki atmak zorunda kalırsanız onları atmak ile başlayabilesiniz.

Kabin valizine neleri koymalısın ?

Elektronik eşya veya değerli eşyalarınızı kesinlikle kabin valizinde yanınızda taşıyın. Maddi değeri yüksek saat, takı ya da bilgisayar, tablet, telefon, kulaklık gibi elektronikler de yanınızda olsun. Kısacası, sıvı içermeyen ve sizin için önemli olan her şeyi mümkünse kabinde yanınızda götürün.

Yolculuk esnasında lazım olabilecekler

Deneyimim

Uçakların soğutma sistemleri zamana şirkete ve o yolculuktaki görevli personele göre değişebilir. Ama genel olarak soğuk olduğunu söyleyebiliriz. Biz giderken kışın giyilen pamuklu eşortman altı ve üst giyim olarak da “kat kat” tekniğini tercih ettik. Tişört, kapşonlu uzun kollu, ve üstüne başka bir uzun kollu, lazım olursa diye.

Tavsiyem

Yedek çorap, atıştırmalık çerez, abur cubur, müzik dinlemek için kulaklık, taşınabilir güç kaynağı (powerbank) yanınıza alabilirsiniz.

Aktarmalar çoğunlukla Almanya üzerinden yapılıyor. Almanya-ABD arası uçuş 7-15 saat arası değişebiliyor gideceğiniz eyalete göre. Vakit geçirebilmek için izlemek istediğiniz dizi film, okumak için kitap almanız, daha az yorulmanıza yardımcı olur. Uçakta izleyebileceğiniz filmler de var ama, zaten takip ettiğiniz dizileri internetsiz izleyebilecek şekilde yanınıza da alabilirsiniz.

Abd’ye giriş ve valiz içeriği

Ağustos 2018 tarihli bir arkadaşın  ABD’ye uçuşundan kısa bir not ÖNEMLİ:

Bir deneyim

Bu yazıyı dolar 6-7 civarında salınırken yazıyorum. ABD mevcut gerginlikten dolayı sanırım bagaj kontrolünü biraz daha sıkı tutmaya başladı. Arkadaşım 2 kangal sucuk almış Türkiye’den Abd’ye giderken. Girişte hem sucukları alıyorlar hem de 300$ ceza yazıyorlar. Öğrendiğimde ben de şok oldum. Aslında “peynir filan denenebilir, en fazla yakalanırsınız” tavsiyesi verecektim ama, risk almaya gerek yok.

Tavsiyem

Sakin  bir giriş yapmak istiyorsanız, götürülmesi yasak yiyecekleri yanınıza almayın. Her şehirde Türkiyeden tanıdık markaları satan en az 1 market vardır diye tahmin ediyorum.

Yiyecek dışında istediğinizi koyabilirsiniz, tabii ki her uçuşta yasaklı olan maddeleri söylemiyorum. Kilo sınırına dikkat ederseniz hiç problem yaşamazsınız.

Çıkış yaptığınız havaalanından size valizleri takip edebileceğiniz barkod numaraları verilecek, onları kaybetmeyin, olur da valiziniz kaybolursa nerede olduğunu bulmanızı kolaylaştırır o barkodlar.

Biletinizi veren görevlinin valizleri varış noktanıza kadar bağladığından emin olun ve teyit edin. Genelde söylemenize gerek kalmaz ama olur da o gün işe başlamış birisine denk gelirseniz, aktarmaya kadar bağlama ihtimali her zaman var 🙂 Verilen barkodlarda biniş şehri ve valizlerin varacağı şehir yazar.

İnişe 1 saat kala size gümrük giriş formu verecekler. O formda yanınızdaki yiyecekler konusunda yalan söylemeyin, olur da kontrol ederler ve yalan beyan tespit ederlerse problem yaşarsınız.

I-20 ve DS-2019 formlarını yanınızdan ayırmayın

Eğer öğrenci veya araştırma görevlisi olarak giriş yapıyorsanız size ABD tarafından verile I-20  veya DS-2019 formlarının asıllarını yanınızdan hiç ayırmayın. Ülkeye girerken normalden fazla dikkatli olduğunuzu düşünürsek unutmanıza ihtimal vermiyorum ama asıl problem Amerika’da kaldığınız süre zarfında giriş çıkış yaparken meydana geliyor.

Deneyimim

Diyelimki 6 aylığına Amerika’dasınız ve hazır gelmişken yakın ülkeleri gezeyim dediniz. Küba’ya gittiniz ve bizim gibi yanınıza DS-2019 formunuzu almadınız. Dönüşte ABD’ye tekrar giriş yaptığınız için sizden o formun aslını isteyecekler. Biz o formu yanımıza almayı unuttuk ve dönüşte madem form yok yanınızda, doğrulamamız lazım dediler ve bizi mülteci ofisine aldılar. Normal şartlar altında ülkeye o formsuz giremezsiniz.  “İlk seferlik girişinize izin veriyoruz bir sonrakinde kişi başı 600$ ödemeniz gerekir” dediler.

Tavsiyem

I-20 DS-2019 ya da hangi formu kullanıyorsanız o formu pasaportunuza zımbalayın ya da bantlayın ki pasaportunuzla birlikte taşıyın her an.

Eminim sizin de bu listeye ekleyecekleriniz vardır, yorum kısmına beklerim.

Amerikada araba almak isterseniz bir de bu deneyimi gözden geçirin.

americancar

Ekşiye bakmadan geçmeyelim değil mi ! 5 sayfa olmuş 🙂

Tampa’ya geldikten 2 gün sonra ev arama sürecimiz başladı ve anladık ki burada toplu taşıma neredeyse yok. Otobüs var sadece metro tramvay vb. seçenekler maalesef yok. Mesafeler uzun olunca otobüsü kullanmak daha da zorlu bir hal alıyor. Diğer bir yandan da zaten iyi çalışan bir sistem değil. Sefer sıklıkları olsun, geçtiği noktalar olsun seyahat sürenizi uzatıyor. Sanırım mecbur kalmadıkça kullanılmayan bir seçenek. Anladığım kadarıyla New York gibi kalabalık şehirler dışında durum böyle.

Eğer orta sınıfın üstüne tekabül eden bir ekonomik sınıftan gelmiyorsanız, Türkiye’de araba sahibi olmak için kazancınızın önemli bir kısmını arabaya ve masraflarına ayırmanız lazım. Neden? Bir sürü nedeni var aslında ama başlıca nedeni vergiler. Burada ise durum tam tersi. Amerikada araba sahibi olmak  Türkiye’de ortalama fiyatlara sahip bir bir “scooter” tipi motorsiklet almaya denk geliyor. Net bir örnekle açıklamak gerekirse;

2010 model toyota corolla aracın 100.000 km’ ye kadar olan satılık ilanlarına o meşhur web sitesinden baktığımızda  55.000-60.000 TL civarı fiyatlara satıldığını görüyoruz.

Amerika’da iyi durumda olan benzer bir aracın 100.000 mil yapmış hali ise ortalama 7000$.

Normalde karşılaştırma yaparken para birimi değiştirilmez ve dolar-tl tl-dolar arası değişiklik yapılmaz ama yapılsa bile arada en az 30.000 TL lik bir fark olduğunu görebiliyorsunuz.

Eğer amacınız sadece A noktasından B noktasına problem yaşamadan gidebilmek ise 1000-2000 $ aralığında bir ödeme ile araba sahibi olabiliyorsunuz.

Araba almak için bazı nedenleri sıralamak gerekirse;

Şehrin büyük kısmında yürüme mesafesinde gidebileceğiniz bir market yok. Büyük marketler var ve insanlar arabalarının bagajlarını doldurup evlerine gidiyorlar. Market alışverişi daha detaylı başka bir yazıda gelecek.

Gezmeyi seviyoruz ve hazır Amerika’da bu kadar süre geçirebilecek fırsatımız varken neden gezmeyelim diye düşündük.

Yukarıdaki nedenler bir araya gelince araba almaktan başka şansımız kalmadı:)

ABD’de 6 ay veya daha az kalacaksanız Türkiyede kullandığınız ehliyetinizi burada kullanabiliyorsunuz ve araç sahibi olabiliyorsunuz. Araba almak için değerlendirebileceğiniz genel olarak  2 ihtimaliniz var;

1- Craigslist

Buraların sahibinden.com’u olan craigslist websitesinde  yüzlerce araba ilanı bakarken devrelerinizi yakmak üzere sizi bekliyor:). “Clean title” ne demek. “As is….” ne demek “obo” ne anlama gelir diye sıksık Google’a danışacağınız bir alan.

Avantajları :

Şanslıysanız işinizi görecek sağlam bir arabayı çok uygun bir fiyata alma ihtimaliniz var. Çünkü satan kişi eğer bu işi ticaret olarak yapmıyorsa mümkün mertebe bu işi bitirmek için sizin kadar acele edecektir. Biraz da arabadan anlıyorsanız burası sizin için uygun bir alan olabilir.

Dezavantajı: Herhangi bir kurumdan alış veriş yapmadığınız için, aldığınız arabada çıkacak bütün sıkıntılar sonrasında sizin sorumluluğunuzda olacak. Her yerde olduğu gibi burada da kandırılma ihtimaliniz var. Özellikle eski ve uygun fiyatlı arabaları alırken dikkatli olmakta fayda var. Arabalar genelde ucuz olduğu için bakımını pek önemsemiyor insanlar.

2- Araba galeri

Büyük küçük profesyonel yarı profesyonel pek çok seçenek mevcut. Araba yukarıda bahsettiğim gibi temel ihtiyaç olduğu için alan satanlar da tahmin edebileceğiniz gibi çok.

Avantajları : Ne olursa olsun bir daha ulaşma ihtimalinizin çok düşük olduğu bir kişiden almaktansa bir işletmeden almak sonrası için biraz daha güvenli diye düşünüyorum. Kendi ustaları oluyor çoğunlukla, bir problem yaşadığınızda yardımcı olurlar ve belge işlerini sizin için takip ederler daha az yorulursunuz. Bir şekilde referansı olan bir galeri ise seçeneklerinizde dükkandakiler kadar olduğu için seçmeniz daha kolay olacaktır. Zira internetten bakarken kriter belirlemek zor oluyor.

Dezavantajları: Burada yaşayan bir arkadaşımın bahsettiği en kritik dezavantaj, galericilerin de arabalar hakkında pek fikir sahibi olmamalarından kaynaklı sürprizler çıkabilme ihtimali. Galericiler açık arttırmalardan arabalar alıyor ve onları son kullanıcılara satıyorlar. Öncesiyle ilgili bilgileri yoksa sürpriz problemleri öngörmeleri mümkün olmayabiliyor. Bu işin ticaretini yaptıkları için kar etmeleri gerekiyor, dolayısıyla galeriden almak biraz daha maliyetli olabilir. Üzerine bir de işlem ücreti ekleyenler olabiliyor. Galeriden alışveriş yapılacaksa “out the door” yani bütün ödemeler yapılınca ödenen rakamı sormakta fayda var.

Görüştüğümüz galericilerde bütçemize uygun araç yoktu olanlar ise bizim hoşumuza gitmemişti biz de 1. seçenek üzerinden devam etmeye karar verdik. Kriterleri belirlerken de giderken rahat satabileceğimiz, sağlamlık konusunda kendini ispat etmiş, mümkün mertebe az yaşı ve kilometresi olan araçları seçmeye özen gösterik. Bu filtrelerden geçirince Elimizde 1. seçenek toyota 2. seçenek lexus 3. seçenek honda ve nissan kaldı. Toyota’nın popülerliği ve sağlamlığı tartışma götürmüyor fakat diğer markalar hakkında görüş ayrılıkları olabilir. Lexus biraz pahalı kalıyor diğerlerine göre ama pahalı olmasının hakkını kalitesiyle telafi ettiğini söylüyorlar.

Sanırım ortalama 1 hafta boyunca ilanlara baktım. Toyota Camry ya da Corolla seçeneklerini taradım genel olarak. Bizim bütçemize uygun araçlar genelde 2000 model olanlar idi.

Arama yaparken:

Clean Title: aracın büyük kaza kaydı olmadığını ve baştan toplanmadığını gösteriyor. Eğer Rebuilt ise büyük bir kaza sonrası araç toplanmış demek.

As is…. : olduğu gibi satıyorum araç konusunda pek bilgim yok olsa bi yaptırmadım demek. Bu araçta da sizi neler bekliyor bilemezsiniz.

Head gasket: Motor kapak contası ile ilgili bir işlemdem bahsediliyor ise ilanda şüpheci davranmakta fayda var. Kapak contası ile ilgili yapılacak işlemler maliyeti yüksek olduğu için geçici bir işlem yapılmış olabilir. Sıkıntı yaşayabilirsiniz.

En temelde dikkat etmeniz gereken detay motorun sağlam olması, diğer detaylar düşük maliyetlerle tamir edilebilir.

Yeni motor takıldı detayı heyecanlandırabilir sizi, gıcır gıcır bir motor değil muhtemelen, kaza yapmış bir araçtan alınan motordur, kontrol etmekte fayda var.

Satın almadan önce neler yapılmalı, test sürüşü nasıl yapılmalı vb detayları içeren sürüyle video var youtube da. Onları izleyerek fikir edinebilirsiniz. Hatta aracı kayıt ettirmek için gideceğiniz vergi ofisinin web sitesinde bile kullanılmış araba alırken dikkat edilecekler şeklinde liste hazırlanmış. Linkten ulaşabilirsiniz.

Sigorta işleri

Türkiyedeki gibi burada da zorunlu trafik sigortası ve kasko gibi seçenekler var. Yasa gereği 10.000$ limitli bireysel koruma ve 10.000$ limitli mülkiyet zarar sorumluluğu içeren bir sigortanız olması gerekiyor. PIP ve PDL olarak kısaltılıyorlar. Pazara hakim şirketler Geico ve Progressive. Bir çok seçenek mevcut ve internette bir kaç şirketten teklif almanıza yardımcı olacak web siteleri var, fakat bunlar gerçekçi rakamlar vermiyorlar. Gerçek bir teklif almak istiyorsanız. O şirketi müşteri hattını arayarak almayı düşündüğünüz aracında VIN bilgisini ve sizin bilgilerini paylşarak bir hesaplama yaptırabilirsiniz.

Bizim durumumuzda avantaj olanlar: 30 yaş üstü ve evli olmam daha güvenilir olduğumu işaret ediyormuş.

Dezavantaj olan durumlar: Tek araç olması (2 araç olursa %20 daha az ödüyorsunuz), oturduğum evde 1 seneden az ikamet ediyor oluşum ve burada sürücü olarak geçmişimin olmaması.

Eyalete göre de değişkenlik gösteriyormuş sigorta ödeme oranları. Kaliforniya’da yaşayan bir arkadaşım buradaki rakamları duyunca şaşırdı. Florida sigorta oranları en yüksek eyaletlerden birisi imiş.

Ben satın aldığımız 2000 model toyota camry araca 6 ay için 900$ civarı teklifler aldım. Bu rakam peşin ödemede geçerli. Taksitli ödemelerde rakam 1000$ üstüne çıkıyor. En az 6 aylık sigorta yaptırabiliyorsunuz. Eğer kullanmazsanız sonradan arayıp geri ödeme alabiliyorsunuz ya da şirketinizden memnun değilseniz başka şirkete geçiş yapabiliyorsunuz. Bizden konaklama detayımıza dair kira sözleşmesi benzeri belge istediler. Kanıtlayamacağınız bilgiler sunmayın bence:)

Aracın resmi kayıt işlemi

DMV denilen ofislerde kaydını yapıyorsunuz. 400$ civarı ödeme yaparsınız yeni plaka vergi ve kayıt için. Nakit parayla gidin ya da Amerikadan alınmış bir hesap/kredi kartıyla. Türkiyeden götürdüğünüz kart için komisyon alıyorlar. İşlem 15 dk sürmüyor bile. Anında plakanızı veriyorlar. Bu işlemi yapabilmek için sigortayı yaptırmış olmanız gerekiyor. İkamet ettiğinizi de belgelemeniz gerekiyor tabii ki. Sıra beklememek adına Türkiyeden alışık olduğumuz devlet dairesi pratikleri uygulanabilir. Kayıt işlemi için satın aldığınız araç ile plakasız gideceksiniz muhtemelen. Sigorta yaptırdığınızı gösteren belgeniz varsa plosi memuru problem yapmaması gerekir diye düşünüyorum ama yine de dikkatli olmakta fayda var.

Bazı faydalı web siteleri

Carfax : Arabanın geçmişi hakkında detaylı bilgi veren sistem. Kaç sahibi olmuş ne zaman bakım yapılmış, kaza geçirmiş mi vb bir çok bilgiyi içeriyor. Tek rapor 40$ 3 rapor 60$. Ben 3 tane almıştım, 2 si duruyor hala, ihtiyaç sahibi olursa yardımcı olurum. Aceleniz yoksa craigslist’te buradan alınan raporları uygun fiyata satan ilanlar bulabilirsiniz. 8$ ‘a rapor carfaz raporu satanlar var. Sanırım yıllık sınırsız paketleri var, bir yandan da böyle para kazanıyorlar. 40$ ile karşılaştırınca denemekte fayda var diye düşünüyorum. (Ben satın almadan önce görseydim değerlendirirdim.

Kelly Blue Book : satın almayı düşündüğünüz aracın ederini hesaplayan web sitesi. Özellikleri girdiğinizde o aracın ortalama piyasa fiyatı hakkında size bilgi veriyor. Muhtemelen piyasaya hakim değilsiniz ki şimdi bu yazıyı okuyorsunuz, mutlaka lazım olacaktır.

AAA otomobil klübü: Bir nevi üyelik üzerinden size belirli indirim ve hizmetler sunan bir klüp. Yıllık 66$ karşılığında size yol destek hizmeti sunuyor. Ev arkaşımız da araba almıştı ve aracı arıza yaptı yolda, en yakın tamir servisine çektirmiş aracını ve çekiciye 60$ ödemiş. Tek seferlik hizmete vereceğiniz rakamı yıl boyunca kullanmak üzere önden vermek biraz daha güvende hissetmeye yardımcı olur bence. Aracı çekme, akü şarj etme, benzin bittiyse takviye etme gibi hizmetleri var.

Yedek parça, bakım ürünleri vb ihtiyaçlarınız için şehirde birçok yedek parça satan mağaza görebilirsiniz fakat Amazon ve walmart seçeneklerine bakmadan geçmeyin derim. Walmart bir çok üründe ikna edici rakamlar sunuyor ve araba konusunda da hiç fena değiller. Akü değişimi, tekerlek değişimi vb. bir çok hizmeti sunuyorlar. En azından memnun olmadığınızda sıkıntı yaşamadan değişim yapabileceğiniz bir mağazadan alışveriş yapmak güven verici bence.

Sonuç: Güvenebileceğiniz bir galericiye ulaşma ihtimaliniz varsa galericiden almak, sonrasında yaşayacağınız sıkıntıları asgari düzeye indirecektir. Deneme sürüşü yapmadan araç almayın ve en azından bir ustaya aracı kontrol ettirin. Ortalama 80-100 $ civarı rakamlara motorun kontrolünü yaptırabilirsiniz. Sürerken hiç bir kusuru olmayabilir aracın ama önemli olan içinde neler yaşanıyor.

 

 

 

 

 

Amerika’da Ehliyet Almak / Getting Driver’s License in USA

drivers-license

Eğer Türkiye’de aldığınız bir ehliyetiniz var ise Florida eyaletinde ve sanırım diğer eyaletlerde bu ehliyeti çok kolay bir şekilde Amerika ehliyetine çevirebiliyorsunuz. Eğer 6 aydan fazla kalmayacaksanız ehliyet almak zorunda değilsiniz.

Eğer almanız gerekirse çok kısa anlatayım. Detaylara geçmeden önce belirteyim toplam 3 saati geçmedi sanırım ehliyeti almak

Öncelikle hazırlamanız gereken belgeler şu linkte detaylı olarak verilmiş, göçmen olmayan vize türüne sahip olduğunuzu düşünüyorum, göçmenler için prosedür farklı işliyor.

Benim götürdüğüm belgeler ise şöyle;

Türkiye Sürücü Belgesi

Kimliğimi kanıtlamak için;

Pasaport

I-94 formu (ABD’ye giriş yaptığıma dair)

2 adet ikameti kanıtlayan belge

J-1 Belgesi (J1 vizesi ile geldiğim için belgesinin beyanı)-belgenin aslı olması lazım

Kaldığım yerde konakladığımı gösteren kira sözleşmesi benzeri belge (aslında sözleşmede benim adım yazmıyordu fakat eşim kendisiyle o adreste yaşadığımı 1 sayfalık bir belge ile beyan ettiği için problem olmadı.

Gitmeden önce

Direksiyon sınavından önce bu sınava girmeniz gerekiyor. Sınavlar “Tax Collector Office” adıyla bilinen yerlerde yapılıyor. Bulunduğunuz şehrin bir çok yerinde bu ofislerin olduğunu göreceksiniz. Bu linkten Tampa şehrinin Hillsborough bölgesinde 8 tane olduğunu görebilirsiniz. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken nokta ise, bu ofislerden bazılarında direksiyon sınavı yapılmıyor. İkisinin de yapıldığı noktaya gitmeniz size zaman kazandırır. İnternetten randevu almak kalabalık olduğu zamanlarda daha az beklemenize yardımcı olabilir. Ben gittiğimde çok kalabalık değildi zaten problem olmadı.

Bilgi sınavı (written test)

İnternetten bu sınav için hazırlanmış videoları izledim ve soruları çözdüm. En çok bu linkteki web sitesinden yararlandım. Göz gezdirmekte fayda var çünkü bir çok terime alışık olmayabilirsiniz ve buranın hız limitlerini bilmeyebilirsiniz.

Sınava girmeden önce kayıt işleminizi yapıyorlar ve fotoğrafınızı çekiyorlar. Sınav ücreti olarak 6 $ civarı alıyorlar. Geçemezseniz ikinci sınav 10 $ istediğiniz kadar girebiliyorsunuz.

Sınavda 50 sorudan 40 tanesini 60 dk içerinde doğru cevaplamanızı bekliyorlar. Sorular 3 şıklı. Yanlış cevaplar doğru soruları etkilemiyor (Ollley, öss mağduru :)) Verdiğiniz cevapların doğru/yanlış olduğunu anında görüyorsunuz, bu size avantaj da dezavantaj da yaratabilir. Mesela ben ilk 20 soruda 3 yanlış yaptım biraz panikledim ama problem olmadı.

İnternetten çalıştığım sorular sınavdaki sorulardan çok daha zor. Bazı soruları sadece mantığınızı kullanarak bile cevaplayabilirsiniz.

Türklerin yoğun olduğu bölgelerde (mesela California) sınavı Türkçe yapabiliyormuşsunuz sanırım ama Tampa şehrinde böyle bir seçenek yok.

Direksiyon Sınavı

Yazılı sınavı başarıyla bitirdikten sonra direksiyon sınavına geçiyoruz. Bu sınav için aracınızı kendiniz temin etmeniz gerekiyor. Size ait olmak zorunda değil bir arkadaşınızın da olabilir. Ben kiralık araç kullandım. Sadece o aracın sigortasının olup olmadığına, lambalarının kornasının ve frenlerinin çalışıp çalışmadığına bakıyorlar. Yani trafikte problemsiz seyir eden bir araç olması lazım hem fiziksel hem yasal olarak.

Neler oluyor direksiyon sınavında?

Sınavınızı yapacak kişi aracı kontrol ettikten sonra direksiyon koltuğuna geçiyorsunuz ve beraber ofisin hemen arkasında olan sınav alanına ilerliyorsunuz. Burada tabelalar, trafik lambaları ve kavşaklar var. Dur tabelası olan yerde ne yapılır? 3 nokta dönüşü nasıl yapılır? Dar bir alana nasıl park edilir? gibi soruların cevaplarını uygulamalı olarak vermeniz gerekiyor. Bizim gittiğimiz yerde yokuş olmadığı için yokuşta nasıl park edilir? sorusunu bilgi sorusu olarak sordu. Bu bilgiyi yukarıda linkini verdiğim alıştırma web sitesinden öğrenmiştim.

Mutlu Son

Direksiyonu da geçtiniz. 48$ ehliyet ücretinizi ödeyip yaklaşık 10 dk. süren bir evrak hazırlığından sonra geçici ehliyetiniz elinizde. A4 e yazılmış bir sayfa olan bu belgeyi asıl ehliyetiniz gelene kadar kullanıyorsunuz. Asıl ehliyetinizi göndermeleri 60 günü bulabiliyormuş.

Benim durumum için Florida ehliyeti şart değil aslında çünkü 6 aydan fazla kalmayacağım fakat, neden benim de Florida ehliyetim olmasın diye düşündüm. Bir de burada ehliyet sahibi olmak arabanız için sigorta yaptırırken daha düşük rakamlar ödeme ihtimalinizi arttırıyor.

Amerika’da ehliyet sınavını geçersem kaç gün sonra ehliyetimi alabilirim ?

14 Şubat 2018 de yukarıda detaylarından bahsettiğim sınavı geçip, geçiçi ehliyetimi pasaportumun arasına sıkıştırmıştım. Kağıt ile gezmek pek motive edici değil. Zaten pasaport bildiğimiz kartlardan daha büyük bir şey yanına 2-3 tane de banka kartı ekleyince pek kolay olmuyor taşıması. Ehliyeti almak için son 2 hafta biraz sabırsızlandım sanırım çünkü ehliyet geldiğinde pasaporttan ve o A4 kağıdından kurtulacaktım. Ben posta kutusundan 5 Nisan’da aldım. En erken 2 Nisan Pazartesi günü gelmiş olabilir. Neredeyse söz verdikleri gibi tam 2 ay olmasına ramak kalmış.

Sonuç olarak ehliyetin sınava girdikten sonra 7. haftada bana ulaştığını söyleyebilirim.

 

Getting Driver’s License in USA

Do you really need to get driver’s license in US?

It depends on which state you are going to. In Florida, you may use your own country’s license up to 6 months.

If you want to get US driver’s license what should you do ?

You will get your license from DMV Department of Motor Vehicles. When you google it you can easily find the closest one.

If you have a driver’s license in your country and it is accepted by US, it is very easy for you to get a US driver’s license.

The documents that you need to prepare are given in this link. You need to have residency to get your license.

Which documents did I take with me ?

Passport, I-94 form, 2 residency document, J-1 document. Depending on your visa type you will take different ones most probably.

Before going to DMV

You need an online appointment for written test. If you can pass written test you may take the driving step in which you drive car for 10 min with an officer of DMV

Writtten Test

There are many sample questions on the internet. If you are not familiar with the rules in US it might be a good idea to solve some questions. Before the test, your photo is taken and there is a registration process which takes about 15 min. For the written test you pay 6$. If you cant pass, you may take it again but second test is 10$

In the test, there are 50 questions. You are expected to answer 40 of them correctly in 60 min. All of them are test questions with 3 options. You can instantly see if your answer is right or wrong.

Driving Test

If you pass written test, you may get driving test in the same day right after the written one. You need to bring a vehicle with you which has registration, insurance and it should be working properly. It doesnt have to be your own car. You may borrow your friend’s or rent one. You may check details of driving test but before the test they give you a piece of paper about details of the exam. You are asked some questions, knowledge of the signs is checked. Turning, parking etc.

 

When you pass…

You passed driving test too. Paying 48$ for your license, you get your temporary license which is an A4 paper. They will send real one in 60 days. I got the real license in 7 weeks.

How much does it cost to obtain a driver’s license in the USA?

In total it costs you 54$ if you can pass both of the exams in the first try.

 

 

 

 

Türkiye-Abd para transferi nasıl masrafsız yapılır?

bankofamerica

NEDEN CEPTETEB?

Pek fazla para transfer alternatifini değerlendirdim ve araştırdım. Moneygram, WesternUnion gibi alternatiflerden sonra masrafsız bir alternatif olan CEPTETEB in de iyi bi seçenek olabileceği bilgisine ulaştım. Birçok ülkede TEB in anlaşmalı bankaları var ve bizim gideceğimiz bölgede de çok fazla sayıda anlaşmalı olduğu banka mevcut, Bank of America. buradaki listeden bankaları kontrol edebilirsiniz. Yapmanız gereken gideceğiniz bölgeyi haritada açıp bankanın ismini yazıp sonuna “atm” kelimesini eklemek. Bu arama ile o bölgedeki atm lerin  ihtiyaçlarınızı karşılayıp karşılamayacağını öğrenebilirsiniz.

6 aylığına ABD’de kalacağımız için ne bütün banka işlemlerimizi yurt dışına taşıyabiliyoruz ne de hepsini Türkiye sistemi içerisinde olduğu gibi devam ettirebiliyoruz. En kolay çözümün Türkiyedeki hesaplarımızı yurt dışından kontrol etmek olduğuna karar verdik fakat bunun için her banka farklı özelliklerde ve masraflarla hizmet veriyor dolayısıyla  mevcut durumda çalıştığımız bankalardan farklı bir banka ile çalışma ihtiyacımız ortaya çıktı. Kuzenim de ABD sınırlarında olduğu için ona bir kaç soru sorayım derken kendisinden CEPTETEB in iyi bir seçenek olabileceğini öğrendim ve detaylarını araştırmaya başladım.

CEPTETEB, TEB markasının  bir hizmeti, verdikleri hizmetten ücret almıyorlar ve sanırım Enpara’nın verdiği ücretsiz bankacılık hizmeti pastasından pay almaya çalışıyorlar. Daha iyi başardıkları bir nokta ise yurt dışında hizmet vermek. Peki nasıl ?

İnternet sitelerinden başvuru yaptım ve yaklaşık 10 gün sonra müşteri temsilcisi iş yeri adresime gelerek kartı teslim etti.  Kart gelmeden önce müşteri hizmetleri ile yaptığım görüşmede, yurt dışına gitmeden kartım gelmez ise herhangi bir şubelerine uğrayabileceğimi ve isimsiz kart çıkartabileceğimi söylediler. Eğer son dakika ihtiyacınız olursa bu alternatifi değerlendirebilirsiniz. Neyse ki yurt dışına çıkmadan kartımı teslim aldım. Kartı teslim eden müşteri temsilcisi ” isminize hazırlanmış bir kart alırsanız yurt dışında kartınızı kaybetmeniz durumundan sıkıntı yaşamazsınız” uyarısını paylaştı  ve yeni bir kart talep ettim. Talep ettiğim kart ise sanırım 1 hafta içerisinde geldi.

Ne kadar masraf öderim TEB i yurt dışında kullanırsam ?

0 TL ödersiniz eğer anlaşmalı bankaların atmlerini kullanırsanız. Benim amacım mevcut dolarlarımı yurt dışında bir atm kullanarak mümkün  mertebe en az masraf ile çekebilmek idi. Elimdeki dolarları TEB in vadesiz “CEPTETEB dolar” hesabına aktardım. Ve mobil bankacılık uygulamasından dolar hesabının ayarlarına girip “yurt dışında kullanıma açık” seçeneğini seçtim. Yurt dışındaki atmler bizimkilerden daha düşük teknolojiye sahip, kartınızı taktığınızda 4 haneli bir şifreniz olması 1. önemli adım. 2. adım ise ana hesabınız. Dolar hesabınızın ayarlarına girdiğinizde yurt dışında kullanmak üzere bu hesabı seçebiliyorsunuz. Ben yukarıda bahsettiğim adımları tamamladığım için orada atm ye kartı taktığımda işlem yapacağım hesap dolar hesabım olacak. 2. bir seçenek olarak TL hesabınızı kullanabilirsiniz ana hesap olarak. Bu durumda banka çekmek istediğiniz kadar dolar karşılığını TL hesabınızdan çekecek. Eğer Türkiye mesai saatlerinde yaparsanız bu işlemi daha az kaybınız olur ama onu ABD’den takip etmek biraz zor olabilir. Tekrar hatırlatmakta fayda var tüm bu işlemlerinizi anlaşmalı banka atm lerinden tamamlamanız gerekiyor.

Yukarıda verdiğim linkte 64 farklı ülkede kullanılabildiğini gösteriyor.

Peki Avrupa’ya gidersem hangi alternatiflerim olabilir?

Bir arkadaşım da neredeyse aynı tarihlerde Polonya’ya gidiyor. O da hangi bankayı kullanması gerektiğini bu websitesinden öğrendi. Yapı Kredi o bölgede hayatı oldukça kolaylaştırıyor, ilgili linkten detaylara ulaşabilirsiniz.

ABD J1 vizesi: Pasaport ne zaman gelir? J1 için başvurursam 10 yıllık vize alabilir miyim ?

Vize için başvuru yapmak ile ilgili detaylara diğer yazıdan ulaşabilirsiniz. Bu kısımda “görüşmeden sonra neler oluyor”un detayları var.

Pasaportu nereden teslim alacağız? Kaç günde gelir?

8 Ocak Pazartesi sabahı vize görüşmesinin ardında cep telefonuma PTT’den 9 Ocak saat salı günü 17.03’te “Adınıza …. barkod nolu gönderi kabul edilmiştir” mesajı geldi. Bu mesaj pasaportun Elçilikten PTT ye teslim edildiğini gösteriyor. Ankara içinde de bir dağıtım ağı olduğu için sizin seçtiğiniz PTT şubesine vardı demek değil aslında.

12 Ocak Cuma sabahı teslim aldım pasaportumu ama bu günün akşamında “Pasaportunuz belirttiğiniz şubeye bırakılmıştır” mesajı geldi.

Size gönderilen barkod koduyla PTT nin online takip sisteminden pasaportunuzun durumunu öğrenebilirsiniz. Yukarıda bahsettiğim gibi şubeye ulaşmıştır mesajı gecikmeli gelebiliyor. Bu mesajı beklemeden şubeye telefon ederek gönderinin durumu öğrenilebilir.

Sonuç olarak biz görüşmeyi yaptığımız gün de dahil olmak üzere 5 iş günü içerisinde teslim alabildik.

Randevu işlemlerini yaptığınız web sitesinde bir de hızlı teslimat ve kurye hizmeti satın almak ister misiniz? sorusunu görüyorsunuz her girdiğinizde. Her pasaport için 36 TL ücreti var. Biz bu hizmeti kullanmadık fakat sanırım ertesi gün bize gelen mesaj ile anladık ki PTT’ye, vize görüşmesinin ertesi günü teslim edildi. Kurye hizmeti almış olsaydık en geç 10 Ocak Çarşamba günü bize teslim edilmiş olacaktı diye tahmin ediyorum. Yani kurye hizmeti ile teslimat 2 gün sürmüş olacaktı.

ÖNEMLİ: Pasaportu sadece sahibine veriyorlar. Siz kimliğinizi eşinize bile verseniz teslim etmiyorlar vekalet vermediğiniz sürece. Şubeye ulaşan pasaportun 35 gün boyunca şubede beklediğini belirtti telefonda konuştuğum PTT görevlisi. Kargo paketlerinde 3 gün bekleme süresi gibi sınırlamalar olabiliyor, gecikmeli alacaksanız bu konuda paniklemeye gerek yok, pasaportunuz emin ellerde, 35 gün boyunca sizi bekliyor olacak.

10 yıllık alıyor herkes bize de verirler bence 🙂

Vermezler, vermediler. Konuyla ilgili hazır bilgimiz “Amerika 10 yıllık veriyor zaten” idi. O sonu gelmeyen DS-160 formunu doldururken de hep kendimi 10 yıllık vize hedefiyle  ile motive ettim ama işin aslı öyle değilmiş. Birincisi herkese 10 yıllık vize verilmiyor, evet belki çoğu turist vizesi 10 yıllık olabilir ama 6 aylık da olabiliyor 1 yıllık da.

Eğer J1-J2 vizesi alıyorsanız alacağınız vize süresi sizin belgelerinizde belirttiğiniz süre kadar olacaktır. Yani siz 1 sene boyunca orada olacağınızı beyan ediyorsanız size o kadar süreyle vize veriyorlar. Bize başvuru esnasında belirttiğimiz dönüş tarihine kadar vize verildi.

Amerika için şöyle bir detayı da es geçmemekte fayda var. Size vize görüşmeniz sonrasında 10 yıllık çoklu giriş-çıkış olan vize verebilirler fakat sizin ülkeye girdikten sonra ne kadar kalabileceğinizi belirleyen, uçaktan indikten sonra pasaportunuzu kontrol eden görevli. Sizinle ilgili soru işaretleri varsa ülkeye girişinizi onaylamayabilir ya da verdiğiniz cevaplara göre sizin ülkede ne kadar kalacağınıza karar verebilir. Farklı bloglarda turist vizesiyle en fazla 6 ay kalabileceğiniz yazıyor. Kontrol etmekte fayda var.

ABD vize görüşmesinde neler oluyor tam olarak ? (J1-J2 için)

11 Ocak 2018 saat 09.00 için olan randevumuzu 8 Ocak tarihine çektik vize görüşmeleri limiti kaldırılınca. 8 Ocak’a çekme işlemini 5 Ocakta yapabildik, sanırım limitin kaldırılmasıyla kısa zamanda randevu alabilmek de mümkün hale geldi.

Okuduğum bloglarda ve bize verilen belgelerde randevu saatinizden 30 dakika önce orada hazır bulunun bilgisi vardı. Biz 8.40 civarı 4 no’lu kapıya vardık.(sanırım 6-7 tane kapı var alan da büyük, bir taksiyle filan gitmeyecekseniz gitmeden önce kapının konumuna bakmakta fayda var, bütün elçiliğin etrafını dolaşmak zorunda kalmayın).

Randevumuz 9 da olduğu için 10-15 dk’da içeri alırlar tam zamanında da görüşmeyi yaparız diye düşünüyorduk ama hiç öyle olmadı. 8.40 gibi daha 8.30 ve 8.45 randevusu olanları aldılar içeri. Bizim içeri girmemiz 9.30 u geçti. Bu her zaman böyle olacak diye bir kaide yok ama ben tekrar gidecek olsam randevu saatinden en fazla 10 dk. önce orada olurum.

Bize verilen belgelerde ve okuduğum bloglarda elektronik eşya cep telefonu vb malzemelerin içeri alınmadığına dair bilgi vardı fakat çanta uyarısı yoktu. Sırt çantası el çantası vb. çanta türlerini içeri almıyorlar ama cüzdanı kabul ediyorlar. Analog saat, alyans, ev-araba anahtarında sıkıntı yok. Mümkünse kemersiz bir pantolon giymek ve takı takmamak işinizi kolaylaştırır diye düşünüyorum. Görüşmeler hafta içi yapıldığı için görüşmeden sonra günlük hayatınıza devam edip eve gitmeyeceksinizdir muhtemelen. Kapının hemen karşısında bir büfe var 5 TL ücretiyle emanetinizi alıyor. Herkes böyle yaptığı için güvenlik problemi olmaz diye tahmin ediyorum. Arabada bırakmaktan daha güvenli bence:)

İçeri girdiğinizde x-ray cihazına elinizde bütün malzemeleri, varsa saatinizi ve montunuzu (kışın giderseniz) bırakıp kendiniz diğer taraftan geçiyorsunuz. Bu kısım öncesinde fotoğrafınızı ve pasaportunuz kontrol ediyorlar ve j1 için kritik olan sevis ücretini yatırıp yatırmadığımızı soruyorlar. Bu koridordan geçip büyük bir salona giriyorsunuz.

Buraya kadar anlattığım kısım yaklaşık 40 dk sürdü ve dışarıda olduğumuz için DONDUK. Her şeyin en iyisini yapar Amerika zamanlama konusunda da süperdir onlar bence diye düşünmeyin benim gibi, hala Türkiye sınırları içerisindeyiz dikkat! Hava şartlarını göz önünde bulundurarak bekleme ihtimaline karşı hazırlıklı olun.

İçeride sol taraftaki masada belgelerinizi kontrol edip düzenliyorlar ve size sıra numarası veriyorlar. Numara alarak 1. adımı tamamlıyorsunuz. 2. adım ise bankoya geçip belgeleriniz görüşme öncesi kontrol ettiriyorsunuz ve hemen yanındaki pencereden parmak izlerinizi veriyorsunuz. Son kısım olan 3. adım ise vize görüşmesi. Görüşme için biraz bekliyorsunuz. Bekleme alanı ilginç çünkü sırtınız dönük bir şekilde sandalyelerde oturuyorsunuz ve sizden önce görüşmesini yapanların sesini duymanız mümkün. Biraz taktik alayım dinleyerek diyebilirsiniz. Turist vizesi için başvuranlara daha çok soru soruyorlar sanırım; Kimin yanına gidiyorsunuz? Yanına gittiğiniz kişi orada ne yapıyor nerede yaşıyor, aylık kazancınız ne kadar nerede çalışıyorsunuz vb bir çok soru.

Okuduğum bloglarda görüşme için Türkçe veya İngilizce tercih ediyorsunuz bilgisi vardı fakat, veznede bizi bekleyen hanfendi kırık ama anlaşılır Türkçesiyle “Günaydın, nasılsınız?” diyerek karşıladı, dolayısıyla bir tercih yapmadan konuşmaya başladık. Genel olarak çalışanlar güleryüzlü ve yardımsever diyebilirim.

İkimiz aynı anda bankoya gittik aynı sıra numarasını verdiler zaten.

J1 vizesine başvuran eşime sorulan sorular:

  1. Nereye gidiyorsunuz?
  2. Orada ne yapacaksınız?
  3. Ne kadar kalacaksınız orada ?
  4. Şu an nerede çalışıyorsunuz ve döndükten sonra ne yapacaksınız ?
  5. Siz oradayken masraflarınızı kim karşılayacak ? Tübitak.
  6. Tübitak’ın karşılayacağına dair belge var mı görebilir miyim?

J2 vizesine başvurduğum için bana sorulanlar:

  1. Nerede çalışıyorsunuz?
  2. Daha önce Amerika’ya gittiniz mi?

Sanırım toplamda 2-3 dk sürdü ve sonunda “tebrikler vizeniz onaylandı” dedi.

Elçilik web sitesinden bakarak hazırladığımız bir sürü destekleyici belge vardı ama hiç birisini istemedi.

Dolayısıyla bu görüşmede kullanmış olduğumuz belgeler şöyle oldu:

  • DS-160 formları (elektronik ortamda) ve formu sistemden teslim ettikten sonra size iletilen üzerinden fotoğrafınızın olduğu onay formu (2. sayfası var bu formun yapılacaklar adlı (instructions) ona gerek yok
  • SEVIS ücretinin yatırıldını gösteren belge (orjinali artık gönderilmiyormuş, aldığınız çıktı ile hem görüşmeye gidiyorsunuz hem de ülkeye girişte kullanıyorsunuz)
  • DS-2019 formu (hem j1 hem j2 için hazırlanmış olarak ve orjinal belge)
  • Tübitak’ın burs ile ilgili mektubu
  • 1’er adet fotoğraf

5 iş günü içerisinde kargoya verileceği yazıyordu panolarda. Tahminim 12 Ocak Cuma gününe kadar teslim alabileceğimiz yönünde.

Teslim alma süreci ve kaç gün vize verildi ? sorularının cevapları için lütfen buraya tıklayın.

 

 

 

ABD vizesi (J1-J2) almak o kadar da zor mu ?

vize

Sanırım, çok zor olmasa da izlenmesi gereken yolu keşfetmek ve öğrenmek çok da kolay değil.

Neden ?

1- Hakkında en çok konuşulan rivayet/gerçek hikayeleri bol  olan vize türü. Örn: Kapıda bile sizi geri çevirebiliyorlarmış biliyor musun ! Aman dikkat!

2- Özellikle ilk defa ABD vize işlemi ile ilgileniyorsanız ister istemez “Amerika en iyisini yapacağı için belge konusunda da çok acımasızdır zaten” girdisi beyninizin bir yerinde sizi rahatsız ediyordur.

3- En doğru bilgiye ulaşacağınız Türkiye ABD Büyükelçiliği  web sayfasının kullanıcı dostu olmaktan uzak olması.

Bu süreçte öğrendiklerimizi bu alandan paylaşarak belki benzer bir süreci deneyimleyecek kimseler faydalanır diye buraya not düşüyorum.

Şubat 2018 in başından itibaren 6 aylık bir Amerika ziyareti için vize hazırlık sürecine Ekim 2017’de ufak ufak başladık. Meşhur DS-160 formunu 1. adım olarak belirledik.

DS-160 ile ilgili unutulmaması gerekenler:

  • Formu doldurmak için şuraya FORM tıklayınız. Oluşturduğunuzda size verilen kodu kaybetmeyin AA ile başlıyor genelde sanırım.
  • Vereceğiniz bütün cevaplar İngilizce karakter içermeli dolayısıyla “I-Ö-Ü-Ğ-Ç-Ş” harflerini kullanamıyoruz. Ad-soyadınızı pasaportta yazdığı gibi tıpkısının aynısı yazın diyor ama biz Türkçe karakter kullanamadık.
  • Bu formu en son sekmesindeki Sign-Submit kısmına gelene kadar istediğiniz kadar değiştirebiliyorsunuz. Bilgisayarınıza kaydedebilir ya da başta verilen kod ile web den ulaşabilirsiniz ama bu ulaşılabilirliğin de bir süresi var galiba, kayıt etmek en garantisi 🙂
  • Eğer beyninizin yanmasını istemiyorsanız bence bu formu teslim etmeniz gereken zamandan en az 3 hafta önce doldurmaya başlayın ve 3 oturum halinde planlayın. Çünkü tek seferde doldurmak ortalama 60 dk sürüyor tabii ki bütün sorular için cevaplarınız hazır ve Türkçe karakter sorunu yaşamazsanız. Bahsettiğim nedenlerden dolayı yaşanan gecikmelerle 60+ dakikalar göz kızarıklığı, baş dönmesi vb durumlara neden olabiliyor.
  • Muhtemelen doldururken daha nerede kalacağınızı belirlememiş olacaksınız. Biz gideceğimiz üniversitenin adresini yazdık bir arkadaş tavsiyesi ile.

Randevu Almak

J1 programı ile gideceğimiz için Amerikadaki üniversiteden DS-2019 formunun gönderilmesini bekledik. Peki neden ? Biz de bilmiyoruz o form gelmeden randevu alamayacağımızı düşündük. Ya da DS-160 ı tamamlamak için o formun içerdiği bir bilgiyi kullanacağımızı düşündük. Formu tamamlamadan da randevu alamayacağımız yorumunu yaptık.

DİKKAT DİKKAT böyle bir yolculuk planınız var ise hemen vize ücreti olan 160 $ ı cebinize koyun ve randevu başvurunuzu ABD Vize Randevu Sayfası ndan bir üyelik oluşturarak ve gerekli adımları takip ederek yapın. 10 Ekim 2017 de durdurulan vize görüşmeleri 6 Kasım 2017 de LİMİTLİ olarak yeniden başladı. 13 Aralık Aralıkta randevu sisteminde ödemeyi yapıp tarih seçmeye çalıştığımızda en erken tarih olan 17 ocak gününe alabildik.

Bir arkadaşımızın verdiği tüyo 6 gün daha kazanmamıza yardımcı oldu 11 ocak olarak güncelledik ertesi gün Nasıl mı ?

Şöyle ki, randevuyu aldıktan sonra randevu tarihinizden bir gün öncesine kadar tarihi değiştirme şansınız var (5 kez sadece) . 17 Ocak randevusunu 13 Aralıkta aldıktan 2 gün sonra 15 Aralıkta tekrar denediğimde 11 Ocak tarihinin de uygun olduğunu gördüm ve durur muyum hemen yapıştırdım:)

Diğer bir seçenek ise ilgili web sitesinde işlemler kısmındaki “Acil Randevu Talep Et” düğmesi.  Düğmeye bastığınızda hangi durumlarda geçerli olma ihtimalinin olduğuna dair bir açıklama göreceksiniz. Bu durumlardan size uygun bir açıklama varsa bu talebinizin gerçekleme ihtimali yüksek. 17 Ocak randevusunun bizim için geç olacağını düşünerek bu seçeneği de kullandım ama sanırım, değiştirmeyi uygun görmediler, bir cevap gelmedi

SEVIS Ücreti mi ?

Eğitim için öğrenci ya da öğretim görevlisi olarak gidiyorsanız ödemeniz gereken 160-200 $ aralığında değişen ücret. Bu ödemenin de randevu almak ile bir bağlantısı yok.

Bu ödemeyi yapabilmek için gideceğiniz üniversitenin sizin için hazırlayıp göndereceği I-20 veya DS-2019 formlarının sağ üst köşesinde bulunan N ile başlayan numaraya ve DS-160 formunun koduna ihtiyacınız var.

Gideceğimiz üniversite formu hazırladıktan sonra postaya vermeden önce taranmış halini bize gönderdi. FedEx ile gönderiyorlar ve dediklerine göre 1 hafta içerisinde gelirmiş. E-postadan numarayı öğrenince biz SEVİS ücretini de ödemiş olduk.

Bu konuda bir çok forumda “aman dikkat ödeme yaptıktan sonra çıktı almanız gerekecek sayfayı yanlışlıkla kapatmayın belgeyi kaybedersiniz” gibi bir sürü yazı okuduk fakat ödeme yaptıktan sonraki ekrandan yazdır veya kaydet seçeneği çıkıyor (firefox browser ın da bir özelliği olabilir bu) yani yazıcınız yoksa bile sorun olmayacağını düşünüyorum. Bu ödeme belgenizin çıktısını vize görüşmesinde kullanacaksınız. Fakat posta ile gönderilen gerçek belgeyi ülkeye girerken yanınızda bulundurmanız gerekiyor. O da siz vizeyi alıp hazırlıklarınızı tamamlayana kadar gelir diye düşünüyorum.

SEVİS ÖDEMESİ İÇİN ÖNEMLİ

  • SEVIS ücretini en geç randevu tarihinizin en geç 3 gün öncesine kadar ödeyiniz.(Örn: 11 Ocak randevusu için son tarih 8 Ocak) Son güne bırakırsanız sisteme yansımama riski var. 
  • Vize randevusuna ödeme yaptıktan sonra çıktısını aldığınız belgeyi de götürün.
  • Ücreti öderken adres bilgilerini soracak size. Bu bilgileri Türkçe olarak yazın ki Türkiye’ye geldiğinde size ulaştıracak kişi Türkçe bilen birisi olacağından sıkıntı yaşamasın. 

Süreci hızlandırmak adına 

Bizim ABD ye gideceğimiz belli olduğunda hemen oradaki üniversite ile iletişime geçip DS-2019 formunu doldurmamız için bize göndermelerini talep etmedik çünkü bu formdan haberdar değildik. E hadi artık soralım bakalım neler gerekiyor diyerek iletişim kurduğumuzda öğrendik ki bu da Ekim ayının sonlarıydı sanırım. Bu yazıyı okuduğunuza göre siz aynı hataya düşmezsiniz diye düşünüyorum.

Daha randevuya gitmedik, gelişmeleri aktaracağım, bekleyin.

Randevu sonra teslim alma sürecinde neler olduğunu merak ediyorsanız linkten diğer yazıya bakabilirsiniz.